Ecz. Neşe Köysüren
Eczacılar olarak 2025 yılında bir roman yerine SUT, kararname, yönetmelik, denetim raporlarımızı okumuş olabiliriz. Gerilim ya da psikolojik bir filme hiç gerek yok, ilaçta kur gücellemesi beklentisi ile geçirdiğimiz günler bu filmlerin yerini geçebilir.
Ama itiraf edelim, hiç birisi güzel bir roman ya da bir filmin yerini tutmadı. Bitmeyen meslek, ülke ve dünya gündeminin ağırlığının arasında bazen asıl ihtiyacımız olanın 'başka dünyalara yolculuk' olduğunu biliyoruz. Bu yıl da birçok kişinin bir film karesinde veya bir kitabın satır arasında bulduğu o iyileştirici gücü paylaşalım istedik. Kaçış değil, nefes alma niyeti için 2025 in en iyilerine bir göz atalım.
Türkiye’nin 2025’te En Çok Okunan Kitapları (Kitap satış siteleri, kitap/okur uygulamaları verilerine göre)
Zülfü Livaneli hem eylül ayında yayınlanan son kitabı Bekle Beni ile hem de 1996 tarihinde çıkan kitabı Engereğin Gözü ile de listede yerini aldı. Engereğin Gözü kitabının Almanya Der Spiegel dergisi, 1925 ila 2025 yıllarının en iyi 100 romanı listesinde yer alması, okuyucuların gözlerini tekrar bu romana çevirmesine neden oldu. Tarihin sayfalarından günümüze ışık tutan romanları sevenler beğenecektir.
Gece Yarısı Kütüphanesi (Matt Haig) 2025 yılında da çok okunan / satan kitaplar listesinde olmayı başarıyor. Akıcı dili ile felsefi konuları kolay okunan bir şekilde anlatan kitap ‘beni zorlamasın ama bana iyi gelsin’ diyen okurlara hitap ediyor. ‘Başka bir hayat seçseydim daha mutlu olur muydum?’ sorusunun çekiciliği hayatı için değişik reçeteler arayan eczacılara hitap edebilir.
Çin asıllı Amerikalı yazar R. F. Kuang’ın tüm dünyada çok ses getiren romanı Sarı Yüz (Yellow Face) ülkemizde de çok okunanlar arasına girdi. Okuyucularının ya çok sevdiği ya hiç sevmediği kitap bir arkadaşının başarı hikayesini sahiplenen bir yazar üzerinden etik, kimlik, rekabet konularını ele alıyor. Sağlık sektöründeki etik sorgusuna kapılar açabilir.

‘İnsanlığımı Yitirirken’ Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından Osamu Dazai’nin kendi yaşamından izler taşıyan, yalnızlığını, ailesinden kopuşunu, psikolojik sıkıntılarını anlatan yarı otobiyografik romanıdır. Toplum kurallarına uyum sağlayamayan bir adamın yabancılaşma sürecini, yıkımına giden yolu adım adım anlatıyor. Anlattığı tükenmişlik hissi eczacı okurlara tanıdık gelebilir.
Yine uzak doğudan bir yazar Güney Koreli Hwang Boreum, ilk romanı Hyunam-Dong Kitabevi ise hayallerin peşinden gitmeyi, küçük mutlulukları, yavaşlamayı, iyileşmeyi anlatan sakin bir roman. Hızlı bir gündem içinde yorulan eczacılara durmanın gücünü gösterebilir.
2025 yılında her yıl merakla beklenen Nobel Edebiyat Ödülünün sahibi ise Macar yazar László Krasznahorkai oldu. Akademi, Krasznahorkai’ye ödülü 'apokaliptik terörün ortasında sanatın gücünü yeniden teyit eden çarpıcı ve vizyoner yapıtları' nedeniyle verdiğini duyurdu.
Yazarın eserleri, aşırı uzun, dolambaçlı cümle yapıları, ağır akan edebi tarzı, karanlık ve derin felsefi temalarıyla tanınıyor. Anlaşıldığı üzere kitapları çok kolay okunan metinler değil fakat yazar çağdaş edebiyatın en önemli yazarlarından birisi kabul ediliyor.
Edebiyat dünyasının önemli ödüllerinden Booker Ödülü’nü bu yıl Macar-İngiliz yazar David Szalay’ın “Flesh” adlı romanı kazandı. Jüri üyelerinin “karanlık” ancak “okuması keyifli” olarak nitelendirdiği Flesh adlı romanda erkeklik, sınıf ve göç temaları ele alınıyor. Kitabın henüz Türkçe çevirisi yok, 2026 yılında Türkçede yayımlanacağı duyuruldu.
2025 yılı sinema dünyası için de verimli bir yıl oldu.
One Battle After Another (2025) Paul Thomas Anderson’ın yönettiği bol aksiyonlu, kara mizah dolu ve oldukça politik bir film. Ana rollerde Leonardo DiCaprio, Teyana Taylor, Sean Penn’i izliyoruz. Film, eski bir devrimci olan Bob'un, yıllar öncesinde kendi örgütlerini bitirmeye ant içmiş olan bir devlet görevlisinin kızının peşine düşmesi sonrası eski yoldaşlarıyla birlikte kızını kurtarmaya çalışmasını konu ediniyor.
Frankenstein, yapımcılığını, yönetmenliği ve senaristliği Guillermo del Toro tarafından gerçekleştirilmiştir, Mary Shelley'nin 1818 tarihli romanından uyarlanmıştır. Başrollerinde Oscar Isaac, Jacob Elordi ve Mia Goth'ın yer aldığı film gotik bilim kurgu - korku ve dram türündedir.
Bilimin sınırlarını zorlayan Victor Frankenstein, ölü dokulardan yeni bir yaşam yaratır; bu başarı korkunç sonuçlar doğurur ve yaratılanla yaratıcının trajik çatışmasını tetikler.
Oscar ödüllü Çinli yönetmen Chloé Zhao tarafından yönetilen Hamnet Maggie O'Farrell'in aynı adlı çok okunan romanından uyarlandı. Senaryosunu Maggie O'Farrell ve Chloé Zhao'ın birlikte yazdığı filmin başrollerinde Jessie Buckley, Paul Mescal, Emily Watson ve Joe Alwyn'in yer alıyor. Filmde William Shakespeare ve eşi Agnes, on bir yaşındaki oğulları Hamnet'in ölümünün yasını tutmalarını, birlikte çocuklarının kaybıyla başa çıkmaya çalışmalarını, bu kaybın yıkıcı etkilerini anlatılıyor.
Görünmez Kaza (It Was Just an Accident) yönetmenliği ve senaristliği Jafar Panahi tarafından gerçekleştirilen, başrollerinde Vahid Mobasseri, Mariam Afshari ve Ebrahim Azizi'nin yer aldığı 2025 çıkışlı İran-Fransa-Lüksemburg ortak yapımı gerilim filmi. Film, 78. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazandı.It Was Just an Accident, küçük bir kaza olarak başlayan ancak giderek daha ciddi sonuçlara yol açan bir olayı konu ediyor.
İskandinav yönetmen Joachim Trier'in etkileyici aile draması Manevi Değer (Sentimental Value) Cannes'da Jüri Büyük Ödülü'nün sahibi oldu. Gergin bir baba- kız ilişkisini merkeze alan film yabancılaştıkları babalarıyla yeniden bir bağ kurmaya çalışan iki kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Bu film ile daha önce kadrajınızdan kaçtıysa yönetmenin kalplerde yer etmesini sağlayan Oslo Üçlemesi’ne de bakabilirsiniz.
Tabi ki bu genel listeler herkes tarafından kabul görmez. Fakat bir kitabın filmin peşinden giderken başka kitaplara, filmlere, resimlere, müziğe yeni yeni kapılar açılır.
2026 yılında da yepyeni, güzel, ışıklı kapıların açılması dileğiyle…
Sevgiyle, sanatla kalın…