Özellikle pandemi sonrasında hızla artan ve bir türlü kontrol edilemeyen yüksek enflasyon sonrasında birçok alanda işler hiç de iyi gitmiyor. Ekonomiyi toparlamak adına yapılan tüm hamlelere karşın istenilen sonuçlar henüz alınamadı.

Hele ki ilacın en büyük hatta tek alıcısı konumundaki kurum SGK olunca ve sağlık harcamalarından tasarruf ısrarı devam edince, biz eczacılar için durum her geçen gün biraz daha sıkıntılı hale geliyor.

2004’den bu yana yürürlükte olan uygulama tarihi belirsiz, Avroya endeksli ‘’İlaç Fiyat Kararnamesi’’ ile eczanelerdeki yangının sona erme ihtimali pek mümkün görünmüyor.

Oysa 2020 yılına kadar enflasyon düşük oranlarda seyrettiği hatta tek haneli rakamlar ile ifade edildiği için (eczaneler için çok uygun olmayan kademeli karlılığa rağmen) sorunun yakıcılığı çok anlaşılamadı.

Ancak özellikle son 5 yılda oldukça hızlı artan işletme giderleri sonrasında eczane ekonomilerinde ciddi olumsuzluklar ve daralmalar söz konusu.

2025 yılı enflasyon rakamı (hem de TÜİK rakamlarına göre) %30-32 civarında açıklanırken, eczanelerin işletme giderleri en iyi ihtimalle %50 artarken, ilaç fiyatlarına sadece %16,9 oranında zam yapıldı.

Şubat ayı sonunda ya da Mart ayı başında beklentilerin oldukça altında bir fiyat güncellemesi söylentisi ise günlerdir devam ediyor.

Geçtiğimiz yıllara bakıldığında da genellikle yıllık enflasyon oranının çok çok altında zam oranları görülmekte.

Bu durum (İFK’da yapılan çipa düzenlemesine rağmen) eczanelerin ilaç-eczacılık hizmetlerini sürdürebilmesini her geçen gün biraz daha zorlaştırıyor.

Oysa eczanelerin ilaç fiyatlarından bağımsız. ülke gerçeklerine uygun, giderlerini karşılayacak ve hizmeti sürdürebilecekleri somut bir karlılığa ihtiyaçları var.

Sonuç olarak ülkemizin dört bir yanında özveri ile hizmeti sürdüren eczanelerin bu şartlarda çok uzun süre ayakta kalması ve ilaç-eczacılık hizmetini sürdürebilmesi ne yazık ki çok mümkün görülmemektedir.

Sağlık hizmetlerinin vazgeçilmezi, halkımızın en kolay ulaştığı sağlık merkezleri eczanelerin sunduğu hizmetin sürdürülebilir olması için bazı düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır.

Öncelikle sağlık hizmetlerine, sağlık emekçilerine, ilaca ve eczacıya bakışın değişmesi gerekiyor. Halk sağlığını önemseyen bir anlayış ile nitelikli sağlık hizmetlerinin devamı için sağlıkta tasarruf ısrarından vazgeçip, gerçekçi bütçeler ayırmak gerekiyor.

Mevcut İFK güncelliğini yitirmiş ve ihtiyaca cevap vermekten uzaktır. Eczanelerdeki ekonomik sorunun çözümü için, kar oranlarının makul oranda artırıldığı ve ilaç fiyatlarının yılda 3-4 defa enflasyon oranın baz alınarak güncellenmesini içeren yepyeni bir modele ve ilaç fiyatlarından bağımsız bir ‘’meslek hakkı’’ uygulamasına acilen ihtiyaç vardır.

Yani eczacının derdi zam değildir, olmamalıdır. İlaca zam talebi sanayiden gelmeli, üretimi veya ithalattaki sorunları ortadan kaldırmalı, ilaca ulaşımın önündeki engelleri kaldırmalıdır.

Eczanelerin işletme giderlerini zorlanmadan karşılayabilmesi, kredilere mahkum olmadan sağlık danışmanlığı görevini layık ile sürdürebilmesi herkes için önemlidir.

Yaşamın temeli sağlıktır ve sağlıktan tasarruf olmaz. Eczanelerin ciddi ekonomik sorunlar ile mücadele ettiği bir sistemde sağlık hizmetlerinin sorunsuz devam ettiğini ifade etmek iyimserlik değil sadece hayalcilik olacaktır.

Umarım çok geç olmadan bu sese kulak verilir...

Ecz.Tuncay Sayılkan

 



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat