Bezirganbaşı kimdir?
Neden kapıyı açıyor ?
3. de niye kapanıyor?
Yine kafamda deli sorular!
T.C. Kültür Bakanlığı bile bu soruyu sormuş ve DİAKRONİK olarak olayı incelemiş.
Durum ciddi yani.
Çocukluğumuzda hepimizin oynadığı bu oyunun tekerlemesi bildiğiniz gibi bir –iki sıçanla devam eder.
Gülerek okuyorsunuz ama işin astarı hiçte öyle değil.
-Aç kapıyı bezirganbaşı
-yok
-aç kervanım geçsin
-yok
Niye?
-kapı hakkı vermeden nereye geçiyorsun?
Yaa işte böyle dostlar…
Sonra ne mi olmuş oyun yasaklanmış!
Fatih Sultan Mehmet döneminde bezirganbaşı saraya mal getiren tüccarları haraca bağlamış
Sözde gümrük vergisi adı altından kapmış kaptığını.
Valla ben demiyorum Kültür Bakanlığı sayfasında yazıyor, inanmayan baksın okusun güzel hikaye!
Bir de KAPAN meselesi var.
3. sıçan kapana kapılıyor biliyorsunuz.

Osmanlı da pazar alanına getirilen ticaret mallarının toplanıp tartıldığı, büyük kantarın bulunduğu alana önce KAMPANA sonra KABBAN denmiş sonra KAPAN olarak evrilmiş.
Unkapanı, Galata’da Yağ kapanı semtleri, Eminönü ,Tahtakale kısımları büyük ticaretin yapıldığı semtler olmuş, Büyük kapan yerleri olarak anılmış buralar.
Bu semtlerde sokakta oynayan çocuklar, olayı hem oyunlaştırmış hem hicivle taçlandırmış. E ne de olsa çocuk dediğin iyi gözlemcidir,
Ticaret demişken;
Ne olacak bizim halimiz diye meslek oyunumuza geri dönelim.
Yine çıktı bir taslak gıybeti!
Kapana mı kapılacağız.
Kime sordun be canım bezirganbaşı?
Bak, Fatih bile sana bir dur oynama demiş.
Yetti gari demiş!
Taslak Geliyooooor, taze çıktı…
7-8-9 Nisanda düzenlenen Digital Eczacılık Zirvesinin ortasına bomba gibi düştü bu haber!
Meslek Siyasetini önemli isimleri sıcağın sıcağına konu üzerinde tartıştılar.

Bakalım nereye evrileceğiz.
Hayırlısı…
Sağlıkla kalın,
Ecz. Gül Kara