’’Bir ben vardır benden içeri’’ demiş Yunus…

Bu beş kelimeden oluşan cümleyi boş bir sayfaya yazalım.

Cümlenin altına on kişiden, okuduğu an hissettiklerini ya da anladıklarını yazmasını isteyelim, on farklı yorum çıkar.

Eminim farklı yorumlar farklı kapılar açacaktır.

Tasavvuf açısından yorumlayan, psikolojik açıdan bakan, felsefi ya da günlük hayata dair cümleler kuranlar olacaktır.

Yunus’un bu cümlesini anlamak için durup, şu andaki duyguna bakman gerekir.

Belki 30’lu yaşlarda durmadan koşturduğun, nefes almadan çalıştığın, farkındalığın zayıf kaldığı, kırılgan günlerinde dışarıdan görünen BEN ‘in kulağına içerideki BİLGE BEN fısıldayıp duruyor olabilir.

Ta ki duyana kadar…

İçindeki katmanlar, kendini tanıma yolculuğu sırasında sıyrılıp açılır.

Merak ettim.

Ve

Çevremden, Yunus’un bu cümlesinin altına neler hissettiklerini yazmalarını rica ettim. Virgülüne dokunmadan aktarıyorum. Sorduğum anda düşünmeden dökülen cümleleri gelin birlikte okuyalım;

  • Benden içeri, içimdeki saf, çocukça ben ve sesim…

Sohbet etsek bir ara seninle, anlatsan bana kırgınlıklarını, sevinçlerini ve benle yaşamanın hikayesini…pek güzel olur, bekliyorum. P.K. (ECZACI, 56)

  • Dışarıya gösterdiğimiz ben ile içimizde taşıdığımız ben arasındaki mesafeyi hissediyorum.

 Bu söz bana, kendimi arama yolculuğumun hiç bitmediğini ve en kalabalık anlarda bile içimde bana ait sessiz bir dünya taşıdığımı hatırlatıyor. Z.Y. (ECZACI, 24)

  • Öyle biri ki en gerçek, en temiz, en saf haliyle korunmaya alınmış bir ben F.K. (ECZACI, 50)
  • Hayatın içindeki ikiliği tekliğe çıkarmanın en iyi yolu güçlü sezgi ve buna eşlik eden sevgi, merhamet, iyilik yolculuğu ile kemale ermektir. C.G (EKONOMİST, 70)
  • Kendimizin bile henüz bilmediği, yaşayarak öğreneceğimiz bazı yönlerimiz vardır belki…A.P. (ECZACI, 52)
  • Hayatın bir devridaim olduğunu gittikçe daha çok hissederken ve düşünürken, hayatta bıraktığımız izler, bizi tanımlıyor iyi gidiyoruz, unutma bunu …P.Ö. (ECZACI, 50)
  • Bir maskemiz bin oldu. Varoluşumuz sancımız; bilincimiz umudumuz olur mu?  E.Ü. (ECZACI, 58)
  • İnsanın kendisiyle buluştuğu uzun bir yürüyüşü hatırlatıyor. Sessiz, derin ve yalnız. Kalabalıklar içinde bile tek başına. İçindeki sesi susturamadığı, aynı zamanda çocukluğu ile ilk kırılmayı fark edişi. İçinde açılan gizli kapıyla, ben kimim diye sorduğu an. Kutsalıyla buluşmak için asıl hesap hep içeride görülüyor. Bunun büyük söz ustası Yunus’un eliyle yüzyıllara seslenişini hissediyorum. H.U. (ECZACI, 66)
  • Afrika kabilelerinde bir gelenek vardır, yol alırken arada durup beklerler ve ruhumuz bedenimize yetişmesi için böyle hareket ettiklerini söylerler. Ben de beni özlemişim. Çok teşekkürler. Ö.D. (ECZACI, 54)

Çok güzel oldu değil mi?

Hadi siz de düşünün ve kendi beninize bir cümle yazın.

Beni kırmayıp duygularını BENİMLE açıkça paylaşan tüm meslektaşlarıma ve dostlarıma çok ama çok teşekkür ederim.

BENİM için de farklı ve mutlu hissettiren bir yazı böylece tamamlandı.

Sağlıkla BENLE kalın…

Ecz. Gül Kara



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat