Kurum tarafından yapılan inceleme sonrasında eksiklik saptanan reçetenin iade mi edileceği, yoksa doğrudan kesintiye mi tabi tutulacağı; Eczane Sözleşmesinin en tartışmalı ya da zamanla içeriği ve çerçevesi en az geliştirilebilmiş konularından birisidir.

Esas itibariyle sözleşme, iade konularını “3.3.Reçete iadesi” başlıklı kısmın altbaşlığı olan “3.3.1. Reçete ve Eki Belgelerde” (a-Reçete üzerinde, b-Reçete arkasında, c-Reçete ekinde, d-Reçete eki belgelerde)” başlıklı bölümünde kategorize etmiş, bulunması gereken ya da bulunmaması gereken hususları eksiklik olarak sayma yoluyla belirtmiştir.

Ancak reçete iadesi başlığı altında sayılan hususların bir kısmı; teknolojik gelişme, reçete düzenleme şeklinin farklılaşması, ilaçların teslimi, reçete ve faturaların ibraz ve inceleme yöntemlerinin değişmesi nedeniyle geçersiz kalmış ya da sık karşılaşılır olmaktan çıkmıştır.

Diğer yandan asıl bakılması gereken yer reçete tutar kesintileridir. Sözleşmenin çok sayıda maddesinde ayrı ayrı düzenlenmiş olması yanında, giderek genel geri ödeme ve sağlık mevzuatına dayandırılmakta ve bunların bir kısmının aslında kesinti değil iade gerektirdiği şeklinde itiraz ve tartışmalara yol açmaktadır.

Buna karşın bu yazının asıl konusu, inceleme sonrası saptanan bir hususta reçete/faturanın iade mi yoksa kesintiye mi konu olacağı değildir. Bu nedenle, bu tartışmayı bir başka yazıya bırakarak; bu yazıda, sözleşmeye göre eczaneye iade söz konusu olduğunda, hak kaybı yaşamamak için sürecin nasıl yönetileceği, dikkat edilecek hususlar, tebligat usulü ve süreler üzerinde duracağız.

Kurum tarafından yapılan inceleme sonrasında eczacıya iadesi gereken reçete/faturalara ilişkin düzenleme Sözleşmenin 4.3.2 maddesinde, bu maddeye uyulmadığı takdirde uygulanacak yaptırım ise hem bu maddede, hem 3.10 maddesinde düzenlenmiştir.

Buna göre, iadesi gereken faturalar/reçeteler Medula Eczane sistemi üzerinden ya da elden veya kargo ile eczaneye gönderilir. İade edilen reçeteler/faturalar eksiklik giderildikten ya da yapılması gereken işlemler yapıldıktan sonra, eczacı tarafından tebellüğü/teslim alındığı günü takip eden ilk günde sayılmaya başlanarak 10 (on) iş günü içerisinde iadeyi yapan Kurumun ilgili sağlık sosyal güvenlik merkez müdürlüğüne teslim edilmelidir. Burada sürenin iş günü üzerinden hesap edilmesi ve tatil günlerinin on günlük süreden düşülmesi gerektiğine dikkat edilmelidir.

Bu reçeteler/faturalar eczane tarafından Kurum’a kargo ile veya iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilebileceği gibi elden de teslim edilebilir. Kargo ile yapılan geri gönderme işlemlerinde kargoya veriliş tarihi Kuruma teslim edildiği tarih olarak değerlendirilir. Postaya veriliş değil, Kuruma vardığı tarih sürenin sonu bakımından esas alınacağı için adi posta yoluyla gönderilmesi asla tercih edilmemelidir.

Sözleşme, iadeden sonra hastane ya da doktor nezdinde yapılacak girişim ve değişiklikler için koşullu ek süre tanımaktadır. Ek sürenin koşulu, ilgili hekime 10 iş günü içinde ulaşılamama halidir. Ancak bunun eczacı tarafından, yani verilen sürede doktora ulaşılamadığının belgelenmesi istenmektedir. Bu koşul yerine getirilerek Kuruma başvurulması halinde Sözleşme, 15 (on beş) iş günü ek süre tanınacağını belirtmektedir. Çerçevesi zayıf bir yaklaşım da olsa, anlaşılan o ki, sözleşme düzeltme ya da değişiklik yapacak hekimin sağlık durumu, izin vb. durumlarını öngörmeye çalışmaktadır.

Şayet sözleşmenin 4.3.2. maddesinde belirtilen sürelerde reçete hiç teslim edilmezse ya da eksiklikleri tamamlanmadan Kuruma teslim edilirse reçete veya ilaç bedelleri ödenmemektedir. Burada iade tüm reçeteye ilişkinse reçete bedelinin tümü, reçetedeki bir ilaçla ilgiliyse o ilaç bedeli ödenmeme cihetine gidilmektedir. Bu durumda ödenmeyen bedeller, örnekleme yöntemini kabul eden eczacılar için, hata oranı tespitinde dikkate alınarak faturaya yansıtılır.

İade sonraki işlemlerdeki yaptırım için Sözleşmenin 3.10 maddesinde de kısmen tekrara düşerek Bu Protokol gereği, iade edildiği halde düzeltilmeyen reçetelerin SUT’ta belirtilen reçete düzenleme ve ilaç yazılım esaslarına uymadığı tespit edildiğinde reçete/ilaç bedelleri ödenmez” ibaresi bulunmaktadır.

Açıklamalardan esas itibariyle iade sonrası sürecin sözleşmede net ve kavrayıcı bir düzenlemeye konu edilmediği görülmektedir. Bunun en önemli nedeni olarak, aslında iade gerekçelerinin büyük ölçüde eczane dışındaki kişi ve kurumlarca yapılan işlemlerden kaynaklandığı söylenebilir. Kamu yönetimi, ilaç bedelinin ödenme sürecinde, aralarındaki sözleşmeye dayanarak eczaneyi; aralarında yaptırıma dayalı bir sözleşme veya uygulama mevzuatı olmayan diğer sağlık kurumlarının da nihai kontrolcüsü durumuna sokmaktadır.

Kuşkusuz bu husus uygulamada büyük bir eksikliktir. İade sonrası sürecinin nasıl işleyeceği, nelerin, ne biçimde yapılacağı hususunda diğer kişi ve kurumlar için ortak bir mevzuat/hukuksal belge olmadığı için, bu sürecin yaptırıma bağlanan tek sözleşmeli grubu olan eczacılar, herkesin yaptığı hatanın bedelini kesintiyle ödeyebilmektedir.

Başka bir deyişle hatanın kaynağının değil, hatayı değerlendirmeye çalışan ve denetleyen grubun, tamamen yaptırımı üstlendiği garip bir durum ortaya çıkmaktadır.



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat