Uzm.Ecz.Sevil Ağalar Altınel

BİBERİYE (Rosmarinus officinalis L.) UÇUCU - KEMOTİPLERİ, TÜRKİYE’DEKİ ÇEŞİTLERİ, KİMYASAL BİLEŞİMİ VE KULLANIM ALANLARI

Biberiye (Rosmarinus officinalis L./Salvia rosmarinus Spenn.), Akdeniz havzasının karakteristik aromatik bitkilerinden biri olmasının ötesinde, farmakolojik açıdan zengin uçucu yağ profiliyle fitoterapi ve aromaterapi uygulamalarında önemli bir yere sahiptir. Ancak biberiye uçucu yağına ilişkin bilimsel literatür incelendiğinde, bu yağın etkilerinin ve güvenlilik profilinin tek tip bir yapı göstermediği, aksine kemotip farklılıklarına bağlı olarak belirgin şekilde değiştiği açıkça görülmektedir.

Son zamanlarda  özellikle sosyal medya üzerinden biberiye uçucu yağına ve kafur içeriğine yönelik yapılan genelleyici ve indirgemeci yorumlar, bilimsel gerçeklerle örtüşmeyen bir algının oluşmasına yol açabilmektedir.

Güvenilir başvuru kaynakları ve analitik çalışmalar, biberiye uçucu yağında kafur içeriğinin kemotipe ve coğrafi kökene bağlı olarak değiştiğini, kafur kemotipi dışındaki birçok profilde bu bileşenin orta veya düşük düzeylerde bulunduğunu göstermektedir. Dolayısıyla “biberiye uçucu yağı tehlikelidir” ya da “her biberiye yağı aynı etkiyi gösterir” gibi ifadeler, bilimsel yaklaşım açısından kabul edilebilir değildir.

Bu nedenle Biberiye uçucu yağı konusunda bilimsel veriler nelerdir? Biberiye uçucu yağını kullanırken nelere dikkat etmeliyiz? Kemotiplerine göre biberiye uçucu yağının kullanım alanları konularına dikkat çekmek amacı ile bu yazıyı hazırladım.

Uçucu Yağlarda Kemotip Nedir?

Kemotip, aynı botanik türden (aynı Latince isim) elde edilen uçucu yağların, kimyasal bileşimlerinin (majör–minör bileşen oranlarının) belirgin biçimde farklı olması durumunu ifade eder.

Kısaca: Bitki aynı uçucu yağ farklı etki ve güvenlik farklı

Bu nedenle kemotip, uçucu yağın terapötik etkisini, güvenli kullanımını ve endikasyonunu belirleyen en kritik parametrelerden biridir.

Kemotip Neden Oluşur?

Kemotip oluşumunun temel nedeni, bitkinin sekonder metabolizmasının çevresel ve genetik faktörlere duyarlı olmasıdır.

1- Genetik varyasyon

Genetik varyasyon, aynı botanik türe ait bitkiler arasında DNA düzeyinde görülen kalıcı ve doğal farklılıklardır.

Bitkinin Latince adı aynı olsa bile, gen dizilimleri doğal mutasyonlar, çevresel fakörlerden dolayı birebir aynı olmayabilir. Bu durum uçucu yağ sentezleyen enzimlerde farklılık yaratır.

Örneğin biberiye üzerinden düşünürsek, keton sentez yolakları baskın ise kafur kemotip, oksijenli monoterpen sentez yolakları baskın ise 1,8-sineol kemotip oluşur.

2-Coğrafya & iklim; Bitkinin yetiştiği rakım, sıcaklık derecesi, güneş ışınına maruz kalma ve nem gibi faktörlerdir.

3-Toprak yapısı; Bitkinin yetiştiği bölgedeki toprak mineral yapısı, pH ve içeriğindeki organik maddeler bitkinin gelişiminde önemli rol oynar.

4-Hasat zamanı; Bitkinin çiçeklenme öncesi veya sonrası toplanması, günün hangi saatinde toplandığı- sabah erken, öğlen veya akşamüstü gibi - bitkinin kimyasal yapısında etkili olmaktadır.

5- Distilasyon koşullarıBitki distilasyonu sırasında taze veya kuru drog kullanılması , uygulanan basınç ve buhar süresi uçucu yağın kimyasal yapısı üzerinde etkili olabilmektedir.

SONUÇ OLARAK: Bitki, bulunduğu çevreye biyokimyasal olarak uyum sağlar → uçucu yağ profili değişir.

Hangi Uçucu Yağlarda Kemotip Görürüz?

Kemotip kavramı özellikle yüksek biyokimyasal plastisiteye sahip bitkilerde görülür.

Yüksek kimyasal plastisite;  bitkinin kimyasının ortama göre esnek biçimde değişebilmesidir. Aynı bitki türü farklı bölge ve iklimde farklı hasat zamanlarında kimyasal yapısında değişim yaşar.

Birçok bitkide kemotip oluşumu görülmezken bazı bitkilerin uçucu yağlarında kemotip oluşmaktadır. Özellikle Biberiye, Kekik, Fesleğen en sık kemotip gösterebilen uçucu yağlardır:

Biberiye- Kekik ve Fesleğen Bitkilerinin Uçucu Yağlarında Karşılaşılan Kemotipler: (CT:Kemotip)

Biberiye – Salvia rosmarinus

  • 1,8-Sineol CT
  • Kafur. CT
  • Verbenon CT
  • α-Pinen CT
  • β-Mirsene CT

Kekik – Thymus vulgaris   

  • Thymol CT
  • Carvacrol CT
  • Linalool CT
  • Geraniol CT
  • Thujanol CT

 Fesleğen – Ocimum basilicum

  • Linalool CT
  • Metil kavikol (estragole) CT
  • Eugenol CT

Kemotip Neden Önemlidir?

Kullanılan uçucu yağın kemotipinin bilinmesi istenen terapötik etkinin oluşmasını ve güvenli kullanıma yardımcı olur. Yanlış genellemelerin oluşmasını engeller.

1-Terapötik etki değişir :

Örneğin;

  • Biberiye 1,8-sineol CT → ekspektoran, solunum desteği sağlar.
  • Biberiye kafur CT → kas–iskelet, dolaşım, rubefiyan etki oluşur.

2-Güvenlik profili değişir

  • Kafur, tüjon, estragol gibi bileşenler doza duyarlıdır
  • Bebekler, çocuklar, gebeler, epilepsi öyküsü olanlar için kritik önem taşır.

3- Yanlış genelleme riski önlenir

Örneğin:

“Biberiye tehlikelidir”
“Kekik herkes için uygundur”  demek yanlıştır.

Biberiye-Rosmarinus officinalis L.Uçucu Yağının Başlıca Kemotipleri:

Uçucu yağ, çoğunlukla yaprak ve çiçekli dallardan su buharı distilasyonu ile elde edilir; verim yetişme yerine, hasat zamanına ve fenolojik döneme göre değişmekle birlikte genellikle %1–2 (v/w) civarındadır.

Farklı ekolojik koşullar, genetik varyasyon ve yetiştirme şekline göre biberiye yağında çeşitli kemotipler tanımlanmıştır. Literatürlerde en az 4 ana kemotip (ve bunların alt varyasyonları) bildirilmektedir.  

Kemotiplere Göre Kimyasal Profil ve Kullanım Alanı

Kemotip

Baskın Bileşen

En Uygun Kullanım

Uyarılar

1,8-Sineol

1,8-sineol

Solunum problemleri, zihinsel uyanıklık

6 yaş altı dikkat

Kafur

Kafur, borneol

Kas ağrısı, sporcu jeli

Epilepsi, gebelikte yasak

Verbenon

Verbenon, bornil asetat

Hassas solunum, detoks protokolleri

Astımlılarda düşük doz

α-Pinen

α-pinen

Antimikrobiyal, antioksidan

Genel olarak güvenli

1,8-Sineol kemotipi:

    • Majör bileşenler: 1,8-sineol, α-pinen, kafur (daha düşük oranda)
    • Farmakolojik profil:
      • Ekspektoran, mukolitik, antimikrobiyal
      • Orta düzeyde stimülan, mental uyanıklığı artırıcı
    • Kullanım odakları:
      • Üst solunum yolu enfeksiyonlarında inhalasyon / difüzyon
      • Sinüzit, soğuk algınlığı, bronşit destek tedavileri
      • Romatizmal ağrılar için masaj karışımlarında destek

Kafur–kemotipi:

    • Majör bileşenler: Kafur, borneol, α-pinen; 1,8-sineol daha düşüktür.
    • Farmakolojik profil:
      • Güçlü rubefiyan, dolaşım stimülanı
      • Analjezik, kas gevşetici (özellikle kas-iskelet sistemi topikal preparatlarda)
    • Kullanım:
      • Spor yaralanmaları, miyalji, romatizmal ağrı için topikal liniment, jel, krem
    • Dikkat:
      • Kafur içeriği nedeniyle epilepsi öyküsü, gebelik, emzirme ve küçük çocuklarda temkinli kullanım veya kaçınma önerilir.

Verbenon kemotipi:

    • Majör bileşenler: Verbenon, bornil asetat, daha az oranda 1,8-sineol ve kafur.
    • Farmakolojik profil:
      • Daha “yumuşak” solunum desteği; mukus dengesi ve sakinleştirici etki Karaciğer üzerinde detoksifiye edici, safra akışını artırıcı etki (çoğu geleneksel ve hayvan çalışmaları düzeyinde).
    • Kullanım:
      • Kronik bronşit eğilimi olan, hassas/astmatik yetişkinlerde düşük doz inhalasyon
      • Detoks destek protokolleri  (oral kullanım sadece tıbbi gözetim altında!)

α-Pinen  kemotipi:

  • Majör bileşenler: α-pinen , mirsene ,limonen
  • Farmakolojik profil:
  • Bu kemotipler daha yoğun olarak antioksidan, antimikrobiyal ve hafif bronkodilatör özelliklerle ilişkilendirilir
  • Kullanım:
    • Antimikrobiyal karışımlar
    • Hafif bronkodilatör etki
    • Konsantrasyon artırıcı formüller

Türkiye’de Biberiye Kemotipleri:

Türkiye’de Ege, Marmara’nın güneyi, Akdeniz kıyı kesimi ve İç Anadolu’nun bazı bölgelerinde endemik olarak bulunmaktadır...

Biberiye bitkisinin, özellikle 1,8-sineol, kafur, verbenon ve α-pinen baskın dört ana kemotipi eczacılık uygulamalarında önem taşır. Türkiye florasında farklı bölgelerde, hem sineol hem kafur hem de verbenon ağırlıklı tiplere sahip biberiye yetişmektedir.

Ege Bölgesi’nde daha çok sineol ağırlıklı profiller, Marmara’nın güneyi ve Çanakkale çevresinde kafur–verbenon yönelimli kemotipler, Akdeniz kıyı kuşağında ise karma profiller öne çıkmaktadır. Bu durum, eczacıların özellikle yerel kaynaklı ve analiz raporu bulunan uçucu yağlarda kemotip bilgisini sorgulamasını zorunlu kılmaktadır.

Türkiye’deki çalışmalar, coğrafyaya göre biberiye uçucu yağı bileşiminin değiştiğini göstermektedir:

Ege Bölgesi (İzmir, Aydın, Muğla)

  • Uçucu yağda 1,8-sineol oranının Çanakkale’ye göre daha yüksek bulunduğu; dolayısıyla İzmir materyalinin sineol ağırlıklı bir profile eğilimli olduğu bildirilmiştir.
  • Soğuk algınlığı ve solunum protokollerine uygundur.

Marmara – Çanakkale

  • Kafur ve verbenon içeriği daha yüksek; bu da karışık kafur–verbenon kemotipine işaret etmektedir.
  • Kas iskelet sistemi formüllerine daha uygundur

Akdeniz (Antalya, Mersin)

  • Akdeniz bölgesinde yetiştirilen biberiye örneklerinde 1,8-sineol, α-pinen, kafur, borneol, kamfen, limonen gibi toplam 40+ bileşen tanımlanmış; burada da 1,8-sineol ve kafur başat bileşenlerdir.
  • Kas ağrısı + solunum desteği için hibrit kemotip

İç Anadolu – Yüksek rakımlar

  • α-pinen ve mirsen oranı daha yüksektir.
  • Antioksidan ve antimikrobiyal profili belirgindir.

                          Türkiye’de Bölgelere Göre Biberiye Yağı Profili

Bölge

Kemotip

Özellik

Ege

Sineol

Solunum dostu

Çanakkale

Kafur + Verbenon

Kas ağrıları için ideal

Akdeniz

Sineol + Kafur

Hibrid kullanım

İç Anadolu (yüksek rakım)

α-pinen

Antioksidan / antimikrobiyal

 

Farmakolojik Etkiler

Literatürde yer alan deneysel ve klinik çalışmalar; biberiye uçucu yağının antioksidan, antienflamatuvar, antimikrobiyal, mikrosirkülasyonu artırıcı, kognitif fonksiyonları destekleyici ve saçlı deri sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebileceğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte bu etkilerin kemotipe, doza, uygulama yoluna ve hedef popülasyona bağlı olarak değişkenlik gösterdiği unutulmamalıdır. Eczacılık pratiğinde esas olan, bu değişkenleri dikkate alarak kanıta dayalı ve bireyselleştirilmiş danışmanlık sunmaktır.

Bu noktada eczacının rolü; doğru kemotipi, doğru endikasyon ve güvenli doz aralığı ile eşleştirebilen bilimsel bir rehber olmaktır.

Antioksidan ve Antienflamatuvar Etki

  • Biberiye uçucu yağı (Salvia rosmarinus / Rosmarinus officinalis), DPPH serbest radikal süpürme testinde yüksek antioksidan aktivite göstermiş; bazı çalışmalarda %80’in üzerinde inhibisyon oranları bildirilmiştir. Bu bulgular, biberiye uçucu yağının belirgin antioksidan potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
  • COX ve LOX yolakları, nitrik oksit (NO) üretimi ve proenflamatuvar sitokinlerin (TNF-α, IL-6 vb.) ekspresyonu üzerinde inhibitör etki bildiren çalışmalar, biberiye uçucu yağının uygun formülasyon ve konsantrasyonlarda topikal antienflamatuvar potansiyele sahip olduğunu desteklemektedir.

Biberiye (Salvia rosmarinus / Rosmarinus officinalis) Uçucu Yağının Kemotiplerine Göre Topikal Antienflamatuvar Mekanizmaları

Kemotip

Majör Bileşenler (örnek)

COX / LOX Yolakları

NO Üretimi (iNOS)

Proenflamatuvar Sitokinler

Topikal Antiinflamatuvar Profil

1,8-Sineol CT

1,8-Sineol, α-pinen, borneol

Güçlü inhibisyon

İnhibisyon

TNF-α, IL-6 ↓

Akut–subakut enflamasyon, kas ağrıları, spor sonrası hassasiyet

Kamfor CT

Kamfor, 1,8-sineol, α-pinen

Orta düzey inhibisyon

İnhibisyon

TNF-α, IL-6 ↓

Kas–iskelet sistemi enflamasyonu, dolaşım artırıcı; hassas gruplarda dikkat

Bornil Asetat CT

Bornil asetat, borneol, α-pinen

Güçlü inhibisyon

Sınırlı veri

Sınırlı veri

Yumuşak antienflamatuvar etki, kas gevşetici, rahatlatıcı

Verbenon CT

Verbenon, bornil asetat, linalool

Zayıf–orta inhibisyon

Sınırlı veri

TNF-α, IL-6 ↓

Kronik ve düşük dereceli enflamasyon, hassas ciltler

Antimikrobiyal Aktivite

Biberiye uçucu yağının (Salvia rosmarinus), farklı kemotiplerine bağlı olarak çeşitli mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal aktivite gösterdiği bildirilmiştir. Çalışmalarda özellikle Staphylococcus aureus, Escherichia coli ve Candida albicans üzerinde belirgin inhibisyon gözlenmiş; Pseudomonas aeruginosa için ise orta düzeyde etki raporlanmıştır. Kemotipler arasında karşılaştırma yapıldığında, kafur kemotipinin, özellikle mantar türlerine karşı daha güçlü antifungal aktivite sergilediği bildirilmektedir. Bu etkinin, kafur ve ilişkili monoterpenlerin hücre zarı bütünlüğünü bozucu etkileri nedeni ile  olduğu düşünülmektedir.

Biberiye (Salvia rosmarinus / Rosmarinus officinalis) Uçucu Yağının Kemotiplerine Göre Antimikrobiyal Etkileri

Kemotip

Majör Bileşenler (örnek)

Gram (+) Bakteriler

Gram (–) Bakteriler

Fungal Etki (Mayalar/Mantarlar)

Antimikrobiyal Profil – Yorum

1,8-Sineol CT

1,8-sineol, α-pinen, borneol

Güçlü (S. aureus)

Orta (E. coli)

Orta (C. albicans)

Geniş spektrumlu; solunum ve cilt florasına yönelik

Kafur CT

Kafur, borneol, 1,8-sineol

Orta–Güçlü

Orta

Güçlü (Candida spp., dermatofitler)

Antifungal etkinlik belirgin; topikal kullanımda öne çıkar

Bornil Asetat CT

Bornil asetat, borneol

Orta

Zayıf–Orta

Orta

Yumuşak antimikrobiyal; irritasyon riski düşük

Verbenon CT

Verbenon, bornil asetat, linalool

Orta

Zayıf

Orta

Hassas ciltler için uygun; destekleyici kullanım

α-Pinen ağırlıklı CT

α-pinen, β-pinen

Güçlü

Orta

Zayıf–Orta

Hücre zarı bozucu etki; antibakteriyel baskın

β-Mirsene ağırlıklı CT

β-mirsene, α-pinen

Orta

Zayıf–Orta

Zayıf

Daha sınırlı antimikrobiyal etki

Bu tabloda biberiye uçucu yağının farklı kemotiplerine ait majör bileşenler ve Gram pozitif, Gram negatif bakteriler ile fungal mikroorganizmalara karşı bildirilen antimikrobiyal etkileri özetlenmiştir. Bulgular, antimikrobiyal aktivitenin kemotipe özgü olduğunu ve özellikle kafur kemotipinin antifungal etkinlik açısından öne çıktığını göstermektedir.

Kognitif Fonksiyonlar Üzerine Etki

Biberiye uçucu yağı ve ekstrelerinin, dikkat, hafıza ve işlem hızı gibi kognitif fonksiyonlar üzerinde destekleyici etkiler gösterebileceğine dair deneysel ve sınırlı klinik kanıtlar mevcuttur. EEG çalışmaları ve bilişsel testlerde uyanıklık artışı ve zihinsel performansla ilişkili parametrelerde iyileşmeler bildirilmiştir.

Sistematik derlemeler, biberiye uçucu yağı ve ekstrelerinin hayvan modellerinde ve sınırlı sayıda insan çalışmasında öğrenme, hafıza ve dikkat performansını artırabildiğini göstermektedir. Bu etkilerin; antioksidan aktivite, kolinerjik ve dopaminerjik sistemlerin modülasyonu ile serebral dolaşımın desteklenmesi gibi çoklu mekanizmalar üzerinden ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Biberiye (Salvia rosmarinus / Rosmarinus officinalis) Uçucu Yağının Kemotiplerine Göre Kognitif Etkileri ve Olası Mekanizmaları

Kemotip

Majör Bileşenler (örnek)

Kognitif Etki Profili

EEG / Uyanıklık

Başlıca Mekanizmalar

Bilimsel Yorum

1,8-Sineol CT

1,8-sineol, α-pinen, borneol

Dikkat ↑, işlem hızı ↑, kısa süreli hafıza ↑

Beta aktivitesi ↑, uyanıklık ↑

Kolinerjik modülasyon (AChE inhibisyonu), serebral dolaşım ↑, antioksidan etki

En belirgin kognitif destek; inhalasyon çalışmalarıyla uyumlu

Kafur CT

Kafur, 1,8-sineol, α-pinen

Mental uyarılma ↑, reaksiyon süresi ↓

Uyarıcı EEG paterni

Santral sinir sistemi stimülasyonu, dolaşım ↑

Aşırı dozda huzursuzluk yapabilir; hassas gruplarda dikkat

Bornil Asetat CT

Bornil asetat, borneol

Zihinsel rahatlama + odaklanma dengesi

Alfa–beta dengelenmesi

Hafif kolinerjik etki, GABAerjik denge, antioksidan destek

“Yumuşak” kognitif destek; stresle ilişkili dikkat dağınıklığında uygun

Verbenon CT

Verbenon, bornil asetat, linalool

Öğrenme ve hafıza desteği (dolaylı)

Belirgin veri yok

Nöroprotektif antioksidan etki, lipid peroksidasyonu ↓

Daha çok uzun dönem nöroproteksiyonla ilişkili

α-Pinen ağırlıklı CT

α-pinen, β-pinen

Dikkat ve zihinsel netlik ↑

Uyanıklık ↑

Kolinerjik transmisyon ↑, antiinflamatuvar nöro-etki

Dikkat artırıcı; bilişsel esneklikle ilişkili

β-Mirsene ağırlıklı CT

β-mirsene, α-pinen

Sedatif eğilim, kognitif destek sınırlı

Alfa aktivitesi ↑

Kas gevşetici–sedatif etki, oksidatif stres ↓

Kognitif performanstan çok rahatlama profili

Bu tabloda biberiye uçucu yağının farklı kemotiplerine ait majör bileşenler ile dikkat, hafıza ve uyanıklık gibi kognitif fonksiyonlar üzerindeki bildirilen etkileri ve olası biyolojik mekanizmaları özetlenmiştir. Bulgular, kognitif etkilerin kemotipe özgü olduğunu ve özellikle 1,8-sineol kemotipinin dikkat ve işlem hızı üzerinde belirgin destekleyici potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.

Saç ve Saçlı Deri Üzerine Etki

Biberiye uçucu yağının saç ve saçlı deri sağlığı üzerindeki etkileri, özellikle androgenetik alopesi ve enflamatuvar saçlı deri hastalıkları bağlamında incelenmiştir. Randomize, karşılaştırmalı bir klinik çalışmada, 6 ay süreyle uygulanan biberiye yağı içeren topikal solüsyonun, %2 minoksidil ile benzer düzeyde saç yoğunluğu artışı sağladığı; ayrıca minoksidil grubuna kıyasla daha düşük prurit insidansı ile ilişkili olduğu bildirilmiştir.

Olası etki mekanizmaları arasında saç folikülü mikrosirkülasyonunun artırılması, antioksidan ve antienflamatuvar etkiler ile androjen metabolizması üzerinde dolaylı modülasyon yer almaktadır. Bununla birlikte, bildirilen etkiler kemotip, konsantrasyon ve uygulama süresine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Biberiye (Salvia rosmarinus / Rosmarinus officinalis) Uçucu Yağının Kemotiplerine Göre Saç ve Saçlı Deri Üzerine Etkileri

Kemotip

Majör Bileşenler (örnek)

Saç Folikülü Üzerine Etki

Saçlı Deri Üzerine Etki

Olası Mekanizmalar

Klinik / Farmakolojik Yorum

1,8-Sineol CT

1,8-sineol, α-pinen, borneol

Saç yoğunluğu ↑, anajen faz desteği

Sebum dengesi, hafif enflamasyon ↓

Mikrosirkülasyon ↑, antiinflamatuvar etki, antioksidan aktivite

Androgenetik alopeside destekleyici; iyi tolere edilir

Kafur

CT

Kafur, 1,8-sineol, α-pinen

Foliküler uyarım ↑

Dolaşım ↑, ancak irritasyon riski

Güçlü vazodilatasyon, rubefiyan etki

Hassas saçlı deride dikkat; kısa süreli uygulamalar uygun

Bornil Asetat CT

Bornil asetat, borneol

Saç döngüsü stabilizasyonu

Kaşıntı ve irritasyon ↓

Antiinflamatuvar, rahatlatıcı, antioksidan

Minoksidile bağlı irritasyon yaşayanlarda uygun alternatif

Verbenon CT

Verbenon, bornil asetat, linalool

Folikül korunumu (dolaylı)

Kronik enflamasyon ↓, hassas cilt uyumu

Nöroprotektif + antiinflamatuvar etki, oksidatif stres ↓

Uzun dönem saçlı deri sağlığı için destekleyici

α-Pinen ağırlıklı CT

α-pinen, β-pinen

Folikül aktivasyonu ↑

Antimikrobiyal destek

Hücre zarı geçirgenliği ↑, dolaşım ↑

Seboreik dermatit eşlik eden saç dökülmelerinde faydalı

β-Mirsene ağırlıklı CT

β-mirsene, α-pinen

Belirgin uyarım yok

Yatıştırıcı etki

Sedatif eğilim, inflamasyon ↓

Saç büyümesinden çok saçlı deri konforu odaklı

Bu tabloda biberiye uçucu yağının farklı kemotiplerine ait majör bileşenler ile saç folikülü aktivitesi ve saçlı deri sağlığı üzerindeki bildirilen etkileri özetlenmiştir. Bulgular, saç ve saçlı deri üzerindeki etkilerin kemotipe özgü olduğunu ve özellikle 1,8-sineol ve bornil asetat kemotiplerinin androgenetik alopesi ve saçlı deri enflamasyonunda destekleyici potansiyel sunduğunu göstermektedir.

Güvenlilik

Durum

Bilgi

Gebelik

1. trimesterde önerilmez.

Epilepsi

Kafur kemotip kontrendikedir

Çocuk (<6 yaş)

 

6 yaş altı için sineol ve kafur içeriği nedeniyle inhalasyon ve geniş alan topikal uygulanmamalı; 6–12 yaşta %0,5–1’i geçmemek gerekir. 

Deri hassasiyeti

%1–3 seyreltme önerilir. Kısa süreli uygulamalarda en fazla %5 önerilir

Güvenlik Tavsiyeleri ve Riskler

        • Kafur içeriğine bağlı olarak nörotoksik olabilir.

Kontrendikasyonlar

        • 1,8-sineol kemotipi: Bebeklerin ve çocukların yüzüne veya yakınına uygulanmamalıdır.

Maksimum kullanım düzeyleri

        • Kafur CT: %16.5 (dermal maksimum); 513 mg (erişkin günlük oral maksimum)

        • α-Pinen CT: %22 (dermal maksimum); 676 mg (erişkin günlük oral maksimum)

        • Verbenon CT: %6.5 (dermal maksimum); 192 mg (erişkin günlük oral maksimum)

GENEL DEĞERLENDİRME:

Sonuç olarak biberiye uçucu yağı, kemotip temelli değerlendirildiğinde ve bilimsel veriler ışığında kullanıldığında, aromaterapi ve fitoterapi uygulamalarında yüksek potansiyele sahip, güvenilir bir uçucu yağdır. Biz eczacılar öncelikle mesleğimizin temel ilkelerinden biri olan, doğru bilginin yaygınlaştırılması, yanlış genellemelerin önlenmesi ve toplum sağlığının korunması görevini sürdürebilmek için bilimsel temellere dayalı bilgilerle hareket etmeliyiz.

Biberiye uçucu yağı, kemotip farklılıklarının, klinik etkileri belirgin şekilde değiştirdiği nadir bitkilerden biridir.

Robert Tisserand ‘Essential oil Safety’ kitabı aromaterapi alanındaki en önemli başvuru kitabıdır. Bu kitaptan alınan verilere göre biberiye uçucu yağında bulunan kafur oranları, Kafur kemotipi hariç ortalama %10 -15 civarında seyretmektedir. Bu verilere göre kafur kemotipinde bile kafur oranı %30 ların üzerine çıkmamaktadır.  Bu nedenle sosyal medyada ortaya atılan kafur içerik bilgilerini, bilimsel temeller ışığında değerlendirmek gerekmektedir.

ROBERT TİSSSERAND ‘ESSENTİAL OİL SAFETY’ KİTABI Biberiye Kemotipleri ve Kafur % Oranları:

Borneol Kemotipi (Borneol CT)

        • Kafur: %15.3

Bornil Asetat Kemotipi (Bornyl acetate CT)

        • Kafur: %9.9–10.4

Kamfor Kemotipi (Camphor CT)

        • Kafur: %17.0–27.3

1,8-Sineol Kemotipi (1,8-Cineole CT)

        • Kafur: %7.4–14.9

β-Myrcene Kemotipi (β-Myrcene CT)Bileşen

  • Kafur: 2.1 – 4.4

α-Pinene Kemotipi (α-Pinene CT)Bileşen

  • Kafur: 6.6 – 20.7

Verbenon Kemotipi (Mısır –  Verbenone CT)

  • Kafur : %11.3–14.9

Uzm. Ecz.Sevil Ağalar Altınel
www.naturenurture.com.tr

 

REFERANSLAR:

  • The Effect of Seasonal Variation on Rosmarinus officinalis (L.) Essential Oil Composition Emel Dıraz Yıldırım* Department of Biology, Faculty of Arts and Science, Kahramanmaraş Sütçü İmam University, Kahramanmaraş, Turkey Uluslararası Tarım ve Yaban Hayatı Bilimleri Dergisi (UTYHBD), 2018, 4(1): 33 - 38 International Journal of Agriculture and Wildlife Science (IJAWS) doi: 10.24180/ijaws.381564
  • (Biberiye-Rosmarinus officinalis L., Uçucu yağ kalite parametrelerinin hasat zamanı ve lokasyona göre değişimi, Orgun Çınar, Haluk Tokgöz, Muharreem Gölükçü , Fatma Uysal Bayar, Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi 12(2):1114-1123,2022)
  • Chemotypic Characterization and Biological Activity of Rosmarinus officinalis, Prabodh Satyal  Tyler H Jones , Elizabeth M Lopez , Robert L McFeeters , Nasser A Awadh Ali , Iman Mansi , Ali G Al-kaf , William N Setzer ,Foods. 2017 Mar 5;6(3):20. doi: 10.3390/foods6030020
  • Essential Oil Composition of Rosemary (Rosmarinus officinalis) with Respect to Location and Harvesting Time,October 2022, 20(3):274-282
  • Bozin, B., et al. (2007). Characterization of the volatile composition and antioxidant activities of essential oils of some Lamiaceae species. Food Chemistry, 105, 182–188.
  • Sacchetti, G., et al. (2005). Comparative evaluation of antioxidant activity of essential oils. Food Chemistry, 91, 621–632.
  • Wei, A., & Shibamoto, T. (2007). Antioxidant activities of volatile oils. Journal of Agricultural and Food Chemistry, 55, 1737–1742.
  • Variation in Essential Oil Content and Chemical Composition of Rosemary -Rosmarinus officinalis L. at various growth stages in the Mediterranean Region, Muzaffer Barut, Asiye Sena Cavdar, Leyla Sezen Tansi, Şengül Karaman, Department of Field Crops Faculty of Agriculture, Çukurova University, Biology Departmant, Science and Letter Faculty, Kahramanmaraş Sütçü İmama University.
  • Rosemary (Rosmarinus officinalis L., syn Salvia rosmarinus Spenn.) and Its Topical Applications: A Review, by Lucas Malvezzi de Macedo, Plants 2020, 9(5), 651https://doi.org/10.3390/plants9050651
  • Panahi Y, Taghizadeh M, Marzony ET, Sahebkar A. Rosemary oil vs minoxidil 2% for the treatment of androgenetic alopecia: a randomized comparative trial. Skinmed. 2015;13(1):15–21. PubMed
  • Rubaian NFB, et al. An overview of commonly used natural alternatives for the treatment of androgenetic alopecia, with special emphasis on rosemary oil. (Derleme).
  • Essential oil Safety , Robert Tisserand /Rodncy Young second edition sayfa 407-409


Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat