Ecz. Doğan Söğüt
İlaç Fiyatlarındaki %16.9 Zam: Gerçeği Yansıtmayan Bir Mak-up ve Eczacılık Mesleğinin Çöküş Riski
İlaç fiyatlarına yapılan %16.9 oranındaki artış, kamuoyuna bir “zam” olarak lanse edilse de, gerçekte makyajlı TÜİK enflasyonunun dahi altında kalan bu oran; eczaneler için ekonomik bir iyileşme değil, bilakis var olan krizin derinleşmesidir.
Bugün eczaneler; yükselen kira, personel maliyetleri, enerji giderleri ve işletme masraflarının altında ezilirken, reel enflasyonun üçte biri olan bir fiyat artışının, bırakın nefes aldırmayı, mali çöküşü hızlandıracağı açıktır.
Bu tablo, artık söz söylemenin, rapor hazırlamanın, dilekçe yazmanın ötesine geçmiştir. Bir sene daha aynı oranlarla yol alınabileceğini düşünmek gerçekçi değildir. Eczacılık camiası, ekonomik sürdürülebilirliğin imkânsız hale geldiği bir eşiğe dayanmış durumdadır.
Bugün atılacak imza, yapılacak uyarı, yayınlanacak açıklama yeterli değildir. Çünkü matematik yalancılık kabul etmez.
Bu oranlarla devam edilirse Türkiye’de her 3 eczaneden biri kapanmaya zorlanacaktır.
Bu sadece eczanelerin değil, ilacın erişilebilirliğinin, halk sağlığının ve sağlık sisteminin krizidir.
Eczaneler birer ticarethane değil; sosyal devlet düzeninin sağlık ayağıdır. Ayakta kalmaları lüks değil, zorunluluktur.
Dolayısıyla geldiğimiz nokta açıktır.
Eylemsizliğin bedeli eczane kepenkleridir.
Eylemlilik ise mesleğin yaşaması için kaçınılmazdır.
Bugün eczacılar;
– ekonomik gerçeklerin kabul edilmesini,
– fiyatlandırma ve kar oranı politikalarının yeniden düzenlenmesini,
– sürdürülebilir bir ilaç fiyatlandırma modeli oluşturulmasını talep etmek zorundadır.
Çünkü artık konuşmak yetmiyor.
Görüşmeler sonuç vermiyor.
Ve zaman daralıyor.
Eczacılık mesleği, ayakta kalmak için değil, hayatta kalmak için mücadele etmektedir.
Bugün atılacak adım yalnızca eczaneleri değil, milyonların ilaca erişim hakkını koruyacaktır.
Sorumluluk taşıyan herkesin bilmesi gereken gerçek şudur:
Bu oranlarla sistem yürümeyecek.
Ve bu kez bedeli yalnız eczacılar değil, toplumun tamamı ödeyecek.