Yerlisini üretemeyince 1 ton ilaç ithal etmek için 432 ton demir satıyoruz.
Sağlık Bakanlığının son birkaç yıldır, ithal edilen yüksek teknoloji ürünü pahalı ilaçların Türkiye’de üretilebilmesi için yoğun çaba içinde olduğunu görüyoruz. Bir yandan yatırım planları yapılırken, diğer yanda özel sektör de yeni fabrika temelleri atmanın, teknoloji transferi anlaşmaları yapmanın peşinde koşuyor.
İthal ilaçlar pahalı. Kanser tedavisinde kullanılan ithal ilaçlar daha da pahalı. Yeni teknoloji biyoteknolojik ilaçlar çok daha pahalı. Her yıl ciddi para akıtıyoruz bu ilaçlar ve teçhizat için. Acaba bu pahalılığın ölçüsü nedir ve bize neye mal oluyor bu ithal ilaçlar? Rakamlara bu kez başka bir pencereden bakalım.
2013 yılı rakamlarıyla ithal ilaçların kutu olarak pazardaki payının yüzde 23 olmasına karşılık, değer olarak pazarın yaklaşık yüzde 51’ini kapsadığını biliyoruz. Şöyle bir oran yapabilirsiniz:
49 liraya 77 kutu yerli üretim ilaç alıyorsak, 51 liraya sadece 23 kutu ithal ilaç alabiliyoruz.
Ankara Sanayi Odasının yaptığı bir araştırma var. Burada ilaçla ilgili çok ilginç hesaplamaları var:
1 ton ilaç almak için 432 ton demir satıyoruz.
1 TIR ilaç almak için 582 TIR un satıyoruz.
1 Kg antidepresan ilacı, Alprazolam almak için 25 ton anorganik kimyasal satıyoruz.
1 TIR aşı almak için 2088 TIR krom cevheri satıyoruz.
1 tomografi cihazı almak için 25 TIR mermer satıyoruz.
1 kalp pili almak için 1 TIR arpa satıyoruz.
Belki konu dışı ama mükemmel bir örnek olduğu için kaydetmeden geçemedik:
77 cent’e 1 kg patlıcan satıp, patlıcan tohumunun kilosuna 6.300 dolar ödüyoruz.
Sanırız bu rakamlar ithal ilaç konusunun önemini açıkça anlatıyor.
eczaciyiz.net