ECZACININ SESİ
ÖZEL HABER
Ecz. Hakan Gençosmanoğlu
Sağlık Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen ’sıkı’ eczane denetimleri tartışma konusu olmaya devam ederken, diğer yandan halk sağlığı açısından kronik olarak kanayan yaramız kanamaya devam ediyor.
İTS ile kontrol altına alınacağı, sahte, kaçak, yasadışı ilaç satışlarının kesin olarak engelleneceğinin söylenmesine rağmen bu türden ilaç satışlarının önüne geçilemiyor.
Yıllardır uygulanmakta olan İTS’ ye rağmen yasadışı ilaç satışları artarak devam ediyor.

Bakkallar Marketler
Başta ağrıkesiciler, antigrip ilaçlar ve antiasitler olmak üzere kimi ilaçlar bakkallar ve marketlerde yaygın olarak satılmaya devam ediyor.
Yasadışı olarak satılan ilaçların bulundurma koşulları ise hayli düşündürücü. Kimi "dükkanlarda" bu ilaçlar insektisitlerin yanında bile bulundurulabiliyor.
Benzin İstasyonları
Sildenafil vb. etken madde içeren ilaçların benzin istasyonlarında yaygın bir biçimde satıldığı artık bir sır değil. Bu durum bilinmesine rağmen bir türlü engellenemiyor/ engellenmiyor.
İnternet Satışları
İlaçta bir diğer tehlike de internet üzerinden yapılan yasadışı satışlar. Güvenliği ve etkinliği son derece tartışmalı olan ilaçlar rahatça internet üzerinden halka ulaşıyor.
Cezalar Caydırıcı Değil
Sağlık Bakanlığı yetkilileri zaman zaman bu tür yasadışı ilaç satan yerlere denetimler yapıp, söz konusu ilaçlara da el koyuyorlar. Ancak caydırıcı olmadığı anlaşılan cezalar yüzünden açıkça suç olan bu fiil işlenmeye devam ediyor.
Eczacı Milletvekillerine Görev Düşüyor
Konuya ilişkin eczacı milletvekillerine görev düşüyor. Hem halk sağlığı açısından son derece tehlikeli olan hem de eczacının meslek hakkına gasp niteliği taşıyan bu suçun engellenmesi için;
1) Yasadışı ilaç satışlarının engellenmesine ilişkin halkın yaygın bir biçimde kitle iletişim araçlarıyla bilgilendirilmesi (kamu spotları) için gerekli girişimlerde bulunulmalı.
2) Bu suça yönelik "gerçekten" caydırıcı cezalar içeren bir yasa taslağının bir an önce TBMM’ ye gönderilerek yasalaşmasının sağlanması gerekiyor.
Eczacı milletvekillerine görev düşüyor dedik ama...
Elbette Sağlık Bakanlığı’nı da bir kez daha göreve davet ediyoruz.
Tabi ki; başta TEB olmak üzere bütün eczacı meslek örgütlerimize de görev ve sorumluluk düşüyor.
Galiba bu konuda adeta bir "seferberlik" durumunda çalışmak gerekiyor.
Çünkü; durum giderek daha vahim bir hal alıyor...