ECZACININ SESİ/ ÖZEL HABER
SGK’ nın cezai yaptırımıyla karşı karşıya kalan eczacılar, en çok neden ceza alıyor?
Hastaların ’’Ben ilaçlarımı almadım’’ beyanı -deyim yerindeyse- eczacıları yakmaya devam ediyor.
SGK’ nın soruşturma konusu yaptığı ve eczacıların en çok cezai yaptırımla karşı karşıya kaldığı durum bu durumdur.
Özellikle İstanbul’ da
Başta İstanbul olmak üzere hekimlerin e-reçeteye karşı direnmeleri ve reçeteyi ’’elle’’ yazmaları önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Sahtecilik manuel reçetelerde çok daha fazla yaşanıyor.
’’Ben almadım!’’
SGK, bir başına hastanın ’’ben almadım’’ beyanıyla eczacıya cezai yaptırım uyguluyor.
Eczacı, SGK sözleşmesinin “hasta veya yakınına teslim edilmeyen ilaçlara” ilişkin 5.3.5 maddesi uyarınca cezai şart, tekrarında fesih işlemine maruz kalıyor.
Bu konuda gerçekle gerçek olmayan tam anlamıyla birbirine karışmış durumda. Konuya ilişkin yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu çok açık...
Sahte Reçeteler
Dolandırıcılar tarafından yazılan sahte reçetelerin eczacılar tarafından anlaşılma olanağı olmayışı büyük bir sorun olmaya devam ediyor.
Sahte Raporlar
Kimi dolandırıcılar hekimlerin şifrelerini ele geçiriyorlar. E- Rapor yazılıyor. Sonra bu rapora dayanarak yazılan ’’gerçek(!)’’ reçetelerle ilaçlar alınıyor. Eczacının gerçeği bilme olanağı olmayan böylesi durumlarda soruşturma açılıyor. Sonra hasta ’’ben almadım’’ diyor...
Ve kabak yine eczacının başında patlıyor. Hiç suçu olmadığı halde yine cezai yaptırımla karşı karşıya kalıyor.
Bir daha söyleyelim...
Yaşanan bu yaygın soruna ilişkin tarafları ’’eşit’’ bir biçimde koruyan, sahteciliğin önüne sahiden geçecek yeni bir düzenlemeye, yeni önlemlere çok acil ihtiyaç var!