İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu’ nun açıklaması:
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ YÖNETİMİ,
KONGRE DÜZENLEYEREK
KAMU ECZACILARINI KANDIRAMAZSINIZ!
Türk Eczacıları Birliği yönetimi 6-7 Mart 2015 tarihlerinde Ankara’da Bilkent Otel’de ’’Kamuda Görünmeyen Bilgi ve Emek; Eczacı’’ teması ile Kamu Eczacıları Kongresi gerçekleştireceğini duyurmuştur.
Kamu eczacılarına yönelik bu davet göstermiştir ki; Türk Eczacıları Birliği’ni yöneten anlayış "utanma" sözcüğünü lügatinden silmiştir.
Neden derseniz:
Türk Eczacıları Birliği’ni Türkiye’nin en büyük ilaç şirketi haline getiren bu yönetim, EBS’yi (Elektronik Bilgi Sistemi) yürürlüğe koyduktan sonra yardımlaşma sandığı ve aidat borcu olan eczacıları üyelikten silme ve örgütlü yapının dışına çıkarma kararı aldı. Bu kararı uygulamayan eczacı odaları baskı altına alındı.
Yardımlaşma sandığından faydalanmadıkları için aidat ödemeyen kamu eczacıları, bağlı bulundukları eczacı odalarından hizmet alamaz duruma geldiler. Kamu kesiminde çok ağır şartlar altında çalışan eczacılar kendilerine sahip çıkması gerekenler tarafından meslek örgütü çatısı altından kovulmak istendiler.
İstanbul Eczacı Odası bu kararlara direndi, tek bir üyesini bile silmedi. Bu durum karşısında borcu olan meslektaşlarımıza yönelik açıklamalar yaparak, kendilerini icraya vermekle tehdit ettiler. Çok sınırlı sayıda üyemiz bu baskı karşısında üyelikten istifa etmek zorunda kaldı. Diğerleri ise İstanbul Eczacı Odası’nın verdiği hukuk mücadelesine inanarak üyeliklerini sürdürdüler.
Odamızın açtığı dava sonucu, borcu olan üyelerin eczacı odasından hizmet alamayacağına dair uygulamanın yürütmesi Danıştay tarafından durduruldu.
İstanbul Eczacı Odası’nın aidat borcu olan meslektaşlarına sahip çıkma mücadelesi, iftiralarla dolu yeni suçlamalar ve savcılık soruşturmaları ile engellenmek istenmesine rağmen kararlılıkla devam ediyor.
İşte böylesine çirkin ve bir meslek örgütüne yakışmayan tavrın sahibi olanlar bugün temasıyla da örtüşen pişkinlikle kamu eczacına sahip çıkıyormuş havası yaratmaya çalışıyorlar.
Kamu eczacısı çalıştıkları alanın görünmeyen yüzü değildir. Kamu eczacıları çalıştıkları birimlerin işlerinin yanı sıra bir sürü angaryanın da yükünü mesleki sorumlulukları gereği olarak omuzlarında sırtlayarak kamunun görünen yüzü ve onurudurlar.
Onlar böylesine bir hizmeti bürokratik ve ekonomik sorunlara rağmen yılmadan sürdürürken, eczacının sorunlarından bihaber olan ve kendilerini yönetici sananlar ise meslek örgütünden kovmak istedikleri meslektaşlarımızla alay edercesine Kamu Eczacıları Kongresi düzenliyorlar.
Buyursun düzenlesinler.
Ancak Türk Eczacıları Birliği’ni yönettiklerini sananlar bilmelidirler ki bu yapılananlara en güzel cevabı yeri gelince eczacılar vereceklerdir.
Saygılarımızla.
İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu