TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ YÖNETİMİNE UYARILAR-1
TEB Merkez Heyetinden geçtiğimiz haftalarda Odamıza ulaşan yazıda, Birlik bünyesinde faaliyet gösteren Kamuda Çalışan ve Eczanesi Olmayan Eczacılar Komisyonunun yaptığı toplantının değerlendirildiği ve Bölge Eczacı Odalarına oda bünyesinde kamu eczacıları komisyonu kurulması ve bu komisyon tarafından yapılan çalışmalar hakkında bilgi verilmesi konusunda tavsiye kararı alındığı belirtilmektedir.
Bilindiği üzere kamuda, sanayide ve Eczacılık Fakültelerinde görev yapan meslektaşlarımızın çok büyük bir çoğunluğu İstanbul, Ankara ve İzmir Eczacı Odalarına kayıtlı bulunmaktadır. İstanbul Eczacı Odasının kamuda, sanayide ve özel hastanelerde çalışan meslektaşlarımızla ilgili kurmuş olduğu üç ayrı komisyon çalışmalarını uzun süredir devam ettirmektedir. Bu meslektaşlarımızın komisyon çalışmaları ile belirlenmiş sorunlar ve çözüm önerilerimiz yapılan toplantılarda sözlü ve gerektiğinde yazılı olarak Türk Eczacıları Birliğine iletilmiştir. Ancak bu güne kadar TEB Merkez Heyeti meslektaşlarımızın sorunlarının çözümüne yönelik tek bir adım atmamıştır.
Türk Eczacıları Birliği, sadece kamu eczacılarının ve işsiz eczacıların sorunlarına duyarsız kalmamış, özellikle son iki yılda meslektaşlarımızın üye kayıtlarının silinmesine ve örgütlü yapımızın dışına çıkarılmasına yönelik Odamız üzerinde baskı oluşturmuştur. Son yapılan Eczacı Odası seçimleri öncesinde kamu, sanayi ve eczacılık fakültelerinde görev yapan ve aidat, yardımlaşma sandığı borcu olan meslektaşlarımızın oda kayıtları zorla silinmiştir. Bu dayatma sonucu Ankara ve İzmir Eczacı Odalarının üyesi olan yüzlerce meslektaşımızın Oda üyelikleri sonlandırılmış, bu arkadaşlarımız örgütlü yapımızın dışına itilmiştir. İstanbul Eczacı Odası üyesi olan iki bine yakın meslektaşımız halen silinme dayatması ile karşı karşıyadır.
Yönetim Kurulu olarak, İstanbul Eczacı Odasının tek bir üyesini bile sildirmeyeceğiz. Paraya ihtiyacı olmayan ve Karun gibi zengin olan Türk Eczacıları Birliğinin ödenemeyen aidat alacaklarına ihtiyacı yoktur. Kaldı ki yardımlaşma sandığından faydalanma şansı bulunmayan bu üyelerimizden 1980’li yıllara dönerek faizi ile birlikte altından kalkamayacakları meblağları ödemelerini istemek asla iyi niyetli bir davranış olamaz. Kamu ve sanayi eczacıları bir yana, kendilerini yetiştiren Öğretim üyelerini, TEB Yöneticiliği yapmış hocaları, Eczacılık Akademisi üyelerini bile silecek kadar gözü dönmüş bir Birlik Yönetiminin kamu eczacıları ve işsiz eczacılar için Eczacı Odalarını komisyon kurmaya teşvik edermiş gibi bir role bürünmesi en basit deyimle abesle iştigaldir. Hele evine ekmek getirmekte bile zorlanan işsiz eczacılarımıza, ikinci emeklilik sözünü verip daha sonra olmadı diyerek geri adım atan Merkez Heyetinin Başkanının kürsülerden; ikinci emeklilik boynumun borcudur, bir yıl içerisinde hayata geçireceğim sözü vermesi yönetim ciddiyeti ile bağdaşmamaktadır.
Anlaşılıyor ki sizlerin asıl hedefi, birlikte hareket etmelerinden rahatsızlık duyduğunuz Eczacı Odalarını, üyelerini silmekle tehdit ederek sindirmek ve iktidarınızı devam ettirebilmektir. O nedenle takiye yapmaya hiç gerek yoktur. Kamu eczacıları ve işsiz eczacılar üzerinden politika yapmayı bırakın. Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun.
Saygılarımızla.
İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ YÖNETİMİNE UYARILAR-2
Türk Eczacıları Birliği 03.04.2014 tarihinde web sitesine; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın eczacılardan yapılmasını istediği gıda işletme kaydı ile ilgili, tüm Eczacı Odalarına gönderdiği yazıyı koymuştur. Türk Eczacıları Birliği bu yazısında, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na eczanelerin gıda işletmesi olmadığını ve gıda işletme kaydı yapılmasının eczanelerden talep edilemeyeceğini belirten bir yazıyı Bakanlığa gönderdiğini belirtmiştir. Bakanlık ise Birliğe gönderdiği yazısında, eczanelerin gıda işletmesi olduğunu ve işletme kayıt belgesi verilmesi işlemlerine devam edileceğini söylemiştir.
Bakanlığın eczaneleri gıda işletmesi olarak değerlendirmesi, sadece bir bölgedeki eczaneleri değil ülkenin her bir bölgesinde hizmet veren eczaneleri kapsamaktadır. Böyle bir durumda Birliğin, Bakanlığın verdiği bu cevaba karşı Ankara İdare mahkemesinde iptal davası açması gerektiği son derece açıktır. Açılacak bir davada alınacak yürütmeyi durdurma kararı tüm eczaneleri ilgilendirecek ve Bakanlık görevlilerinin eczanelere gelerek gıda işletme kaydı yapılması taleplerini durduracaktır. Birliğin görevleri arasında eczacıların hak ve hukuklarını koruma görevi zaten bulunmaktadır. Ancak Birlik dava açmak yerine Bakanlıkça eczacılara idari para cezası uygulanması halinde, Sulh Ceza mahkemelerine başvurarak itiraz edilmesini yöntem olarak önermektedir. Tüm eczacıları kapsayacak şekilde iptal davası açılması yerine bu yolun önerilmesi mantıkla bağdaşmamaktadır. Bu açıklama göstermektedir ki eczacılar TEB tarafından idari para cezası ile karşı karşıya bırakılmakta ve kendilerinin bu cezaya karşı itiraz etmeleri beklenmektedir. Türk Eczacıları Birliği; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ na dava açma konusunda bu kadar çekingen davranırken İstanbul Eczacı Odası’ na karşı icra takibi yapıp araçlarımıza ve banka hesaplarımıza haciz koyarken ve odamızı işlemez hale getirirken hiçbir çekince duymamıştır. Görülüyor ki, Türk Eczacıları Birliği eczane sahibi her eczacıyı çok yakından ilgilendiren bir konuda dava açarak eczacıların hak ve hukuklarını korumayı gereksiz görmüştür.
Türk Eczacıları Birliği’ nin daha önce pek çok kere şahit olduğumuz dava açma konusundaki edilgen tutumuna karşı, İstanbul Eczacı Odası meslektaşlarımızın yaşadığı mağduriyeti önlemek için hukuksal süreci başlatmış ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına karşı dava açmıştır.
Bilgilerinize sunulur.
Saygılarımızla.
İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu