Ecz. Gaye ÖZEKEN, “Kültür Sanat” bölümümüzde yazdı:
1941 yılında İzmir’in sıcak günlerinden birinde açılan pencereden atıldı ilk mektup. Ne pencerenin açık olması ne de evden İzmir Atatürk Lisesi’ne giden yolun o kızın evinin önünden geçiyor olması tesadüftü. Özenle katladığı mektuba şöyle başladı: "Vecide..."
"Yaratıcı, meydana getiren" demekti Vecide. Adının anlamına yakışır şekilde yarattığı büyük aşk, Vecide’nin delikanlıya gönderdiği cevap mektubuyla pekişecekti. O cam hep açık kalacaktı. Kovalamacanın zamanla kısıtlandığı zamanlardı henüz delikanlı için. Aşıktı. Ama haftalarca süren mektuplaşmayla büyüyen hayale yazdığı şiirleriyle anlatamıyordu sevdasını. Son olduğunu bilmediği mektuba bir şiir iliştirdi Nazım’dan.
"Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü
sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın
Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın
bahtiyarlığına benzer seni sevmek...”
Yazının tamamını okumak için linke tıklayınız.
http://www.eczacininsesi.com/index.php?yon=sanat&id=397