Uzm.Ecz.Duygu Değirmen Kırboğa
OBEZİTE VE CERRAHİ TEDAVİSİ- AMELİYATSIZ YÖNTEMLER
MİDE BALONU-MİDE BOTOXU İLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER…
Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat M.Ö. 400’lü yıllarda kısa-şişman ve zayıf-uzun olmak üzere iki ana beden yapısı tanımlamıştır. 1700’lü yılların sonlarında Abernathy (1793), vücudun yüzey alanı kavramı üzerinde uğraşmış ve hesaplanabilir olabilmesi için matematiksel bir formüle dökmeye çalışmıştır. Bu çalışma, çağımızdaki modern teknikler ile hesaplanan teorik yaklaşımların başlangıç noktası olarak kabul görmektedir. 1963’te İllinois’de düzenlenen antropometrik ölçümler konulu uluslararası konferans bu alanda dönüm noktası olmuştur.
Obezitenin kökenine bakacak olursak Latince “obesus” sözcüğünden geldiğini göreceğiz. Şişman kelimesinin karşılığı olarak kullanılan “obesus”, “iyi beslenmiş” demektir. Dilimizde şişman kelimesi “kabarıklık”, “ur” anlamına gelen “şiş” kökünden türemiştir. Dünya Sağlık Örgütü’nce yapılan tanıma göre Obezite; alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklı adipoz dokunun artması ile karakterize olan kronik bir hastalıktır.

Obezitenin tanımında yaygın olarak kullanılan ölçüm yöntemi beden kitle indeksidir ve BKİ ya da VKİ olara kısaltılmıştır. BKİ, kilogram cinsinden ölçülen beden ağırlığının santimetre cinsinden ölçülen boyun karesine bölünmesi ile bulunur ve bu değerin 30 ve üzerinde olması obezite olarak kabul görür.

Obezite başlı başına büyük bir sağlık sorunu olduğu gibi beraberinde var olan bir veya birçok problemi ağırlaştırabilir. Özellikle hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, diabetes mellitus (tip 2) gelişimi veya bazı kanser türlerinin artıştan sorumlu olduğu düşünülmektedir. Obezitenin, morbidite ve mortaliteyi artırdığı bilinmektedir. Başta Tip 2 diyabet, koroner kalp hastalığı ve hipertansiyon olmak üzere pek çok kronik hastalıkla eş zamanlı seyreder. Obezite kronik hastalıkları artıran bir risk olduğu gibi ayrıca süreci ağırlaştıran ve komplikasyonların ortaya çıkışını hızlandıran bir halk sağlığı sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü 2014 verilerine göre toplumda obezite görülme oranı her geçen gün artmaktadır. 2014 itibari ile dünyada 600 milyon üzerinde obez ve 1.9 milyar civarında da fazla kilolu insan yaşamını sürdürmektedir. Çocuklara bakıldığında 5 yaşın altında 41 milyon çocuğun fazla kilolu ya da obez olduğu görülmektedir. Amerika Ulusal Beslenme ve Sağlık Araştırması raporuna göre 2030 yılında dünyadaki öngörülen obezite sıklığı %50 yi bulacaktır. Her iki kişiden birinin obez olacağı gerçeği çok kaygı uyandırıcıdır. Hal böyle olunca 21. yüzyılın en ciddi salgın hastalığı ’OBEZİTE’ dir demek yersiz olmayacaktır.
Obezite esasında önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavide; vücut ağırlığının düşürülmesi, uzun dönemde tartı ağırlığının düşük düzeyde tutulması, daha fazla kilo alımının önüne geçilmesi ve kilo artışı ile ortaya çıkabilecek diğer risk faktörlerinin kontrolü amaçlanmaktadır.
Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 ayrı başlık altında sıralanabilir:
1- Tıbbi Beslenme (Diyet) Tedavisi
2- Egzersiz Tedavisi
3- Davranış Değişikliği Tedavisi
4- Farmakolojik Tedavi
5- Cerrahi Tedavi
Obezite cerrahisi, beden kitle indeksi (BKİ) 35 ve üzeri olan hastalara uygulanan yöntemdir. Ancak son yıllarda popülertesi artan, cerrahi başlığı altında incelenen, ameliyatsız yöntem olarak bilinen Mide Balonu ve Mide Botoksu uygulamaları BKİ 35 altı bireylere de uygulanabilmektedir. Bu iki yöntemi detayları ile ele almak istedim.
MİDE BALONU
Mide balonu, obezite cerrahları tarafından endoskopi işlemiyle mideye yerleştirilen silikon bir balondur. 18 ile 65 yaş arasındaki kişilere uygulanmaktadır.
Beden kitle indeksi 25-30 (hafif şişman) ve 30-35 (obezite) arasında yer alan ve metabolik rahatsızlık riski taşıyan, BKI değeri 35-40 (3.derece obez) arasında olup obezite cerrahi operasyonlarını kaldıramayacak ya da bu özelliklere sahip oldukları halde cerrahi girişim uygulanmasını istemeyen kişiler, BKI değeri 40 (morbid obezite) ve üzerinde olan obezite cerrahisi öncesi kilo vermesi gereken kişiler mide balonu operasyonu için uygundur.
Vücut Kitle İndeksi değerine göre morbid obezite seviyesine ulaşmış ve birçok yandaş rahatsızlığı bulunan hastalar obezite cerrahisi geçirebilecek fiziki ve psikolojik uygunlukta değil ise, mide balonu ile obezitenin yol açtığı tahribatları önlemek ya da durdurmak amacı ile bir miktar kilo kaybı sağlanabilir.
Mide Balonu Uygulaması ile ne kadar kilo kaybedilebilir?
Mide balonuyla kilo verme kişinin mevcut fazla kilosu, metabolizma hızı, cinsiyet, yaş, metabolik ve hormonal hastalıklar, kişinin diyete uyumuna ve fiziksel aktiviteye göre değişiklik göstermesi ile birlikte ortalama olarak kilonun %20-30’u verilmektedir. Balon uygulaması sonrası mutlaka bir diyetisten tarafından beslenme takibi yapılmalıdır. Diyete uyum ve fiziksel aktivitenin artması kilo kaybını destekleyecektir.
Mide balonu kimlere uygulanabilir?
Teorik olarak yarar zarar sınırı göz önüne alınarak endoskopiyi tolere edebilen herkese uygulanabilinir. 18-65 yaş sınırı tolere edebilen herkes olarak değişmiştir.
• Ameliyatı, riskli duodenal-mide ülseri saptanmayan, 3 cm’ den büyük hiatal hernisi olmayan, geçirilmiş mide ameliyatı olmayan , psikiyatrik hastalığı olmayan bireylere uygulanabilmektedir
Kimlere Uygulanması Uygun Değildir?
Alkol ve uyuşturucu bağımlısı bireyler, mental bozukluğu olanlar, antikoagülan ve sistemik kortikosteroid kullanan obez hastalar, enfeksiyöz bağırsak hastalığı, özofajitis, ülser gibi gastro intestinal sorunları olan hastalara mide balonu işlemi uygun değildir. Balon uygulaması gastriti olan hastalarda, reflü gibi şikayetleri olan hastalarda uygulanmaz önce tedavi istenir daha sonrasında işlem uygulanır. Gebelik ve gebelik şüphesi olan kişilere uygulanmaz, emziren anneler için de emzirme dönemi bittikten sonra uygulanması önerilir.
Mide balonunun avantajları:
Morbid obezlere uygulananan cerrahi yöntemlerde operayona bağlı gelişebilecek komplikasyonları biliyoruz. Maalesef zaman zaman ölüm riski dahil olmak üzere birçok komplikasyona neden olabilen cerrahi yöntemlerden çok daha az riskle hastaya uygulanır, obezite cerrahisi kapsamına girer ancak ameliyatsız, beden bütünlüğünü bozmayan, kesi ya da herhangi farklı bir işleme maruz bırakmadan kilo kontrolü sağlamayı amaçlar.
İşlem, Sedasyon Anestezisi altında 15-20 dakikada Endoskopi Ünitesinde gerçekleştirilir. İşlem sonrası yoğun bakım süreci yoktur. Mide dokusuna herhangi bir müdahale olmadığı için kanama, kaçak riski yoktur. Kontrol amaçlı hasta 1 gece hastanede yatar ve uygulama sonrasında hemen bariatrik bir diyetisyen tarafından hazırlanan listeye bağlı olarak gıda alımına başlanabilir. Cerrahi yöntemlerde gıda alım süreci ilk 15 gün sıvı, takip eden 15 gün püre ve sonrasında kademeli olarak katı gıdalar eklenir. Cerrahi yöntemlerde mide hacmi çok küçüldüğü için gıda alımına tolerans azalır. Mide balonu yönteminde böyle bir durum söz konusu değildir. Operasyon sonrası 4 gün balonun mideye uyumu için daha hafif beslenilir ancak 4. günden sonra listeye uygun olarak katı gıda alımı sağlanabilir.
Hastada 6 ay ila 1 yıl süre ile mide balonun kalabilir. Balon uygulanan hastalar 1 yıl içinde ortalama kilolarının %20-30unu kontrollü olarak kaybeder.
Bir yıllık süreç içerisinde kilo vermesi yetersiz görülen ya da duran hastalarda balonun rezervinin şişirilerek hacmi artırılabilinir.
İntragastrik balon uygulamasının maliyetinin herhangi bir morbid obezite ameliyatı ile kıyaslandığında yaklaşık %70 daha ekonomik bir yöntemdir.
Bir diğer fark olarak bazı otoriteler tarafından dezavantaj olarak ta görülebilen durumdan bahsetmek isterim. Botox ve diğer cerrahi yöntemlerde midenin fundus bölümüne müdahale edilir. Buradan salgılanan ve açlık hormonu olarak bilinen Ghrelin sekresyonunda azalma oluşur. Bu duruma bağlı olarak daha uzun süreli tokluk hissi oluşur ve yemek yeme isteği kontrol altına alınır. Balon yönteminde midedeki hiçbir alana müdahale yoktur. Fundustan salgılanan ghrelin normal sekresyonuna devam edeceği için açlık hissi oluşumu devam edecektir. Özetle bu yöntem mekanik olarak mide hacmini küçültüp alınan gıda miktarını azaltmak üzere çalışır. Hormonal mekanizmalara ve organ işlevlerine müdahale yoktur.

Yarın “Mide Botoksu”…