Ecz.Şeyma ŞAHİN

 

PARKİNSON

Ve insanoğlu düşündü ne çok hastalık yaratılmış dünya üzerinde diye…

Sonra bir kişi oturdu bir hikaye anlattı. “Bak hastalıklar başta olmak üzere tüm dertler nereden geldi?” diye...

Dert tanrısı dertli dertli yeryüzünü dolaşırken toprak ananın yanına gelmiş. Dert tanrısı "toprak ana müsaaden olursa toprağınla, çamurunla vakit geçireyim ki dertlerimi unutayım" demiş. Toprak ana izin verince Dert tanrısı insan heykeli yapmış toprak ananın çamuruyla. O sırada oradan geçen Zeus " buna ruhumdan üfleyeyim de can bulsun" diyerek insan heykeline can vermiş.
3 Tanrı, meydana gelen insanoğlunu o kadar çok sevmişler ki aralarında kavga çıkmış kime ait olsun diye. Zaman tanrısını hakem seçmişler.
Toprak ana: Bu meydana gelen eser benim malzememden yapılmıştır. Dert tanrısının ve Zeus’un katkıları olmuştur ama ana madde benim olduğu için insanoğlunun bana verilmesi doğrudur.
Dert tanrısı: Evet, Zeus can verdi toprak ana da malzeme ama fikir bana aittir. Dolayısı ile insanoğlu bana verilmelidir.
Zeus: Toprak ana malzemesi ve dert tanrısı fikri olabilir ama ona ben can verdim.

Zaman Tanrısı düşünür ve kararını açıklar:

1- Ben zaman tanrısı olarak insanoğluna vade biçiyorum.

2- İnsanoğlunun bu vadesi bitince bedeni toprak anaya, ruhu da Zeus’a ait olacaktır.

3- İnsanoğlu bu vadeye kadar dert tanrısına aittir.

Hayat bu ya hep dert tanrısına ait olarak yaşıyoruz… Anlık geçen hastalıklarımız daha çok olsa da bazı hastalıklarımız var ki vücudumuz toprak anaya ruhumuz Zeus’ a gönderilinceye kadar bizimle kalıyor, hatta bunlardan birçoğu enerjimizi gün be gün çalıyor….

Parkinson hastalığı orta beyinde (mesencephalon) yer alan ve bazal çekirdeklerden birisi olan Substantia Nigra’nın Striatum’a (Nucleus Caudatus+Putamen) dopamin salgılayarak gönderen Pars Compacta kısmının yaygın harabiyeti sonucu meydana gelir. Yavaş progresif (ilerleyici) nörodejeneratif bir hastalıktır.

1982 yılında Kaliforniya’da sentetik eroin kullanan gençlerde Parkinson hastalığı belirtilerinin ortaya çıktığı gözlendikten sonra eroinin içinde bulunan zararlı maddenin “1-metil, 4-fenil, 1,2,3,6-tetrahidropiridin (MPTP)” yapısında olduğu ve bunun beyinde hücreye enerji sağlayan mitokondrilere toksik etki ederek dopamin hücrelerini yok ettiği kesin olarak anlaşılmıştır.

Yaşamında Parkinson hastalığı tanısı konulmuş olan hastaların yapılan beyin otopsisi verilerine dayanarak, Parkinson hastalığı tanısı konulan bu hastaların yaklaşık %20’sinde diğer parkinsonizmlere ait bulguların bulunduğu bildirilmiştir. Parkinsonizm tablolarında Parkinson hastalığı belirtilerinin yanı sıra, beynin başka bölümlerinin de etkilenmesi sonucu genellikle çok sayıda ek belirti bulunmaktadır.

Parkinsonizm alt başlık hastalıkları şöyledir;

 

a.     Parkinson

·       55-65 yaş arası en çok görülen ve en sık rastlanan tablodur.

·       Beyin kabuğu altında yer alan “substantia nigra” da (kara çekirdek) sinirler arası iletiyi sağlayan ve dopamin adı verilen maddeyi üreten sinir hücreleri hasara uğrar (dejenerasyon) ve yıllar içinde sayıları giderek azalır. Bu hücreler %80 oranında azaldığında hastalığın hareketleri kısıtlayıcı belirtileri ortaya çıkar.

·       Beyinde çift taraflıdır. İki tarafta da bozulur ise çift taraflı, tek yanlı bozulur ise Parkinson belirtileri tek yanlı olarak ortaya çıkmaktadır.

b.     Parkinson-artı sendromlar

·       Dopamin salgılayan kara çekirdek hücrelerinin yanı sıra, çizgili cisimde ve beynin diğer bölgelerindeki sinir hücreleri de hasara uğrar.

·       Distoni ve Lewy cisimcikli demans örnek hastalıklarıdır.

·       Hastalık hızlı ilerler ve genelde tedaviye zor cevap verir ya da hiç vermez

c.      İkincil (sekonder) parkinsonizm

·       Dopamin hücrelerinin görevini yapamaz hale gelmelerine yol açan çeşitli nedenler arasında kara çekirdeği etkileyen damar hastalıkları veya tümörler, karbon monoksit, manganez, arsenik gibi bazı kimyasal maddelerle zehirlenmeler, beyin dokusu iltihabı (ensefalitler), hidrosefali gibi beynin yapısal hastalıkları

d.     Kalıtsal nörodejeneratif hastalıklara eşlik eden parkinsonizm

·       Wilson hastalığı, Huntington hastalığının ileri evreleri gibi

Parkinson hastalığı, her hastada farklıdır ve farklı belirtilerle ortaya çıkar. Ayrıca her hasta için tedavi farklıdır.

Parkinsonizm şiddetlendiren ilaçlar;

a.     Baş ağrısı ve baş dönmesi tedavisi ilaçları: Sinnarizin (Sefal®) ve flunarizin (Sibelium®),

b.     Dopamin bağlanmasını engelleyen şizofreni ilaçları: Haloperidol (Norodol®), klorpromazin (Largactil®), trifluoroperazin (Stilizan®), tioridazin (Melleril®), flufenazin (Proliksin®), risperidon (Risperdal®), olanzapin (Zyprexa®), ziprasidon (Zeldox®) ve aripiprazol (Abilify®)

c.      Mide bulantısı engelleyen ilaçlar: Metaklopramid (Metpamid®), proklorperazin (Emedur®)

d.     Hipertansiyon tedavisinde nadiren kullanılan ilaçlar: Rezerpin (Regreton®) ve metildopa (Aldomet®)

 

Dopamin (DA) nedir?

DA beyin katekolamin içeriğinin %80’nini kapsar. 10 milyar beyin hücresinden 1 milyarı DA içeren nöronlardan oluşur.

·       Öğrenme ve çağrışımları pekiştirir.

·       Akıcı ve birbiri ile uyumlu haraket etme becerisi sağlar

·       Ödüllendirme merkezidir

·       Bağımlılık oluşturur (amfetamin ve kokain gibi) (ilk başta dopamin salgılatan bu uyuşturucular uzun vadede dopamin azalmasına sebep olur vücut daha fazla dopamin istediği için uyuşturucularda doz arttırılmasına doğru gidilmesinin sebebi budur.)

·       Fazlalığı şizofreniye (şizofrenlerin idrarında çok fazla 3,4 dimetoksi feniletilamin bulunmuştur fakat tek sebep dopamin değildir), eksikliği parkinsonizm v.b. semptomlara neden olur.

Parkinson hastalığı ilk kez 1817 yılında İngiliz hekim James Parkinson tarafından titrek felç olarak tanımlanmıştır.  Dopamin substantia nigra ile vücut hareketlerini kontrol eden diğer beyin bölgeleri arasında mesajlar ileten bir kimyasaldır. Dopamin üreten hücrelerin %60 ila %80’i kayba uğradığında yeterli miktarda dopamin üretilemez ve Parkinson hastalığının motor belirtileri ortaya çıkar.

 

 

 

Parkinson ortaya çıkma nedenleri,

a.     Genetik

b.     Çevresel koşullar

c.      Yaşlanma

d.     Mitokondriyal disfonksiyon

e.     Oksidatif stres

f.       Ubikitin- proteozom sistemi (en önemli protein yıkımı mekanizmalarından biridir)

g.     Mikroglial aktivasyon

h.     Eksitotoksisite

i.       Demir iyonu birikimi

 

Parkinsonizm ile başlangıçta alakalı görülmeyen belirtiler (motor nöron olmayan belirtiler);

·       Koku duyusu kaybı veya azalması

·       Uyku bozuklukları

·       Kabızlık

·       Cinsel işlev bozuklukları

·       Anksiyete

Daha sonra görülmeye başlayan motor nöron belirtiler;

·       Titreme

·       Hareketin yavaşlaması (bradikinezi) ve kaslarda kasılma

·       Hareket edememe (akinezi)

·       Uzuvlarda kasılma, tutarsız yürüyüş ve kamburluk

Semptomlar herhangi bir yaşta görülebilir, ancak Parkinson’un ortaya çıkma yaşı ortalama 60’tır. 30 yaş altındaki (genetik kaynaklı olabilir) kişilerde nadiren rastlanır. Genelde titreme ile karakterize hastalığın hastalarının yaklaşık %15 inde hiçbir şekilde titreme olmadan hastalık seyri gözlemlenmiştir.

Parkinson tıpkı Alzheimer gibi oksidatif hasara (mitokondriyal kaynaklı) bağlı oluşmaktadır. Antioksidan aktivitenin bozulmasının yanı sıra tirozin hidroksilaz ve monoamin oksidaz gibi enzimlerin serbest radikal üretimi de artmaktadır. Mitokondriyal solunum zincirinin bozulmasında rol oynayan dopaminerjik nöron ölümüne neden olan başkahraman MPTP’ dir. ( 1-metil- 1,2,3,6- tetrahidropiridin) 1 metil 4 fenilpiridinyuma metabolize olur ve serbest radikal hasarı maksimuma çıkar.

 

Parkinson hastalığı ile ilgili 6 gen keşfedilmiştir. Bunlar; α- sinüklein, LRRK2, VPS35, Parkin, PINK1 ve DJ-1‘ dir. Dünyada en sık rastlanan ailevi Parkinson hastalığı, çekinik özellikteki parkin gen mutasyonu sonucu ortaya çıkmaktadır. UCHL-1, PINK-1, DJ-1 ve dardarin (LRRK2) son yıllarda keşfedilen mutasyonlardan bazılarıdır. Baskın geçişli en sık görülen ailevi Parkinson nedeni LRRK2 mutasyonudur. Söz konusu mutasyonlar beyin hücrelerindeki kusurlu ve yaşlanmış proteinlerin yıkımını sağlayan enzimlerin işlevini bozmaktadır.

 

Parkinson tedavisi ve kullanılan ilaçlar:

Tedavi protokolü her hastada farklı olmakla birlikte, tedavi seçiminde dikkat edilecek özellikler şöyle özetlenebilir:

• Hastanın bulunduğu yaş

• Hastalık evresi

• Önde gelen belirti (titreme, hareket yavaşlığı vb.)

 • Mesleğini sürdürme veya emekli olma durumu

• Basit bellek kusurları ya da günlük yaşantısını aksatacak derecede unutkanlık olması

• Hayal, hezeyan veya dürtü kontrol bozukluğu gibi psikiyatrik sorunların bulunması

 • Hastanın eşlik eden başka sağlık sorunları ve almakta olduğu diğer tedaviler

 

 


İlaçla tedavi dışında diğer yöntemler:

1.     Ketojenik diyet

2.     Cerrahi tedavi

3.     Hücre yakmaya yönelik ameliyat ve ışınlama (Talamotomi, Pallidotomi, Gamma ışın bıçağı)

4.     Derin beyin uyarısı (stimülasyon/pil) ameliyatları (Subtalamik çekirdek uyarısı, Talamik ve pallidal stimülasyon)

5.     Hücre nakli (Transplantasyon) ameliyatları

6.     Gen tedavileri

 

KETOJENİK DİYET

….

 

Devam edecek…



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat