Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Sordu, Ecz. Arman Üney Yanıtladı...

SUNUŞ


Bana göre ’’Eczacı Meslek Hakkı’’ mesleğin temel gündem maddesidir...

Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Ecz. Arman ÜNEY ile ’’Eczacı Meslek Hakkı’’ üzerine bir söyleşi yapmak için ne zamandır konuşuyorduk.

Ancak yoğunluktan bir türlü gerçekleştiremedik. Geç kalıyorduk...

Bu yüzden zorunlu olarak bizim söyleşi bir tele- röportaja dönüştü. 

Laf lafı açtı...
 
Yayımladığımız  tele- röportaj ortaya çıktı.

Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Sayın Ecz. Arman Üney’ e verdiği bilgiler için teşekkür ederim.
(Ecz. Hakan Gençosmanoğlu)
 
 

’’Dünyada Yaşanan Değişime Seyirci Kalamazdık, Ülkemizde Yeni Bir Eczacılık Anlayışı Geliştirmeliydik’’

 
Ecz. H. Gençosmanoğlıu: Yaklaşık 2 yıldır Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreterisiniz. Kongre yaklaştı... Bu 2 yılı nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Ecz. A. Üney: Aralık 2015’te göreve geldiğimiz günden bugüne çok yoğun bir süreç geçiriyoruz. Doğru işler yaptığımızı görmenin heyecanı beni ve Merkez Heyetimizi sürekli çalışmaya sevk ediyor.
 
Tek amacımız meslektaşlarımızın mesleklerini aldıkları eğitim doğrultusunda icra edebilmelerini ve geleceğe daha umutla bakmalarını sağlamak.
 
Bizler ekip ruhuna inanıyoruz; birlikte, omuz omuza üretme düşüncesiyle hareket ediyoruz ve tabi ki katılımcı bir yönetim anlayışına sahibiz.
 
İkbal ve iktidar hırsı ile değil meslek aşkı ile hareket etmeyi kendimize amaç edindik. Bu şekilde de hareket etmeye devam ediyoruz.
 
Alanımızda günübirlik karşımıza çıkan her sorunla anında ilgilenmek ve çözmeye çalışmak ve yaşanan sıkıntıları yakından takip etmek zorundayız. Bizler, meslektaşlarımızın kesintilerini, itirazlarını takip ediyor, eczacının hakkını, hukukunu her platformda savunuyoruz. Bizlerin iş yükünden yakınma ya da sorunlara seyirci kalma lüksü yok.  
 
Meslek örgütünün yöneticisi olmanın sorumluluğu günübirlik ortaya çıkan sorunları çözmeye çalışmanın ötesinde mesleğimizi geleceğe taşımak için, saygınlığını ve sağlık sistemi içindeki yerini güçlendirmek için çalışmaktır. Bizler her ikisi içinde elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. 

’’Eleştiriler...’’
 
H. Gençosmanoğlu: Yaptıklarınızı onaylayanlar olduğu gibi eleştirenler de var. Zaman zaman özellikle sosyal medyada meslektaşlarımızdan sert eleştiriler de alıyorsunuz... Bu konuda ne dersiniz?
 
A. Üney: Tabi aslında eleştirinin ne amaçla yapıldığı çok önemli. Bizler, mesleğimiz için elimizden geleni yapmaya çalışırken bizlere yönelik her türlü yapıcı eleştiriyi can kulağıyla dinliyoruz. Onlardan faydalanıyoruz, çalışmalarımıza yön veren her düşünceye, mesleğimize katkı sunacak her fikre açığız. 
 
2 yıllık sürede mesleğimize ilişkin değişimleri/dönüşümleri, bizlerin verdiği mücadeleyi tek tek değerlendirmek neredeyse imkânsız. Ama tarihi bir süreçle özetlemek gerekirse, bu 2 yılı bir imparatorluğun küllerinden doğan genç Cumhuriyetimizin ilk yıllarına benzetiyorum. Vatanına sahip çıkmış bir ulusun,  çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefiyle, Anadolu’nun dört bir tarafında,  kurtuluş ve aydınlanma mücadelesi verdiği o yıllara benzetiyorum.
 
O yıllar da herkese hâkim olan tek bir düşünce vardı. Hep daha iyisi, daha güzeli, daha aydınlık olanı için mücadele etme azmi ve tabi ki umudu. İşte bizim için bu iki yıl böyle geçti. 
 
Bizler bu inanç ve kararlılıkla çalışmalarımıza yön veriyoruz. Sadece ülkemizde olan bitene değil, Avrupa ve dünyanın birçok çağdaş ülkesinde olan biteni takip ediyoruz. Yani mesleğimizi aydınlık ve çağdaş bir geleceğe nasıl taşırız onu planlıyoruz.
 
Bir örnek vereyim. Uzunca yıllardır eczanelerimizdeki muhasebe kayıtları ile ilgili sıkıntılar yaşadık. Fiili stoklarımız ile kaydi stoklarımız farklılık gösteriyordu. Her sene muhasebe hesapları yaparken bu durumu göstermek en büyük sorunumuz oluyordu. 6736 sayılı kanun çıkmadan önce konuyu gündeme getirmeye karar verdik.
 
Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri ile, parlamentodaki partilerin temsilcileri ile defalarca görüşme yaptık.
 
Sayın Bakan’a konuyu doğrudan anlatabilmek için çaba sarf ettik. En sonunda Sayın Bakan’a konuyu anlattık ve çözüm yolu önerdik.
 
Önerimiz kabul gördü ve yılların sorununu çözebilmek için fırsat yarattık. Sadece eczacılara yönelik bir düzenlemeyi Kanun’a eklettik. Böylelikle, Stok Düzenleme Hakkı çıkarılmasını sağladık. Binlerce meslektaşımız bu düzenlemeden faydalandı.
 
Buna benzer birçok konuda, 40. Dönem Merkez Heyeti olarak sürekli çözüm aradık. Ya çözdük, çözmeye de devam ediyoruz ya da çözemiyorsak hukukun bize verdiği haklar çerçevesinde meslektaşlarımızın hakkını-hukukunu savunduk, savunmaya da devam ediyoruz.
 
Tüm bu söylediklerim, paylaşımcı, şeffaf, çözüm odaklı ve her şeyin ötesinde ortak akla ulaşmaya çalışan bir iradeyle mümkün olur. Bugün bu anlayışın ağır bastığı bir Merkez Heyetinde olmaktan şahsım adına çok mutluyum. Bizlere duyulan güveni her gün hissetmekten dolayı da büyük bir gurur duyuyorum. 
 
Bakın, Protokol görüşmeleri için Kurum ile görüşmeye başladığımız da meslektaşlarımızdan her yıl olduğu gibi hasılat girişi yapmalarını istemiştik. Bir gün içinde hasılat bilgilerini bizimle paylaşan meslektaşımızın sayısı 19.800. TEB’in Genel Sekreteri olarak şunu söyleyebilirim; örgüt tarihinde bu kadar kısa süre de bu rakama daha önce hiçbir dönemde ulaşılmamıştı. Somut bir gösterge olduğu için paylaşmak istedim.
 
’’Smart Eczane Programı’’
 
H. Gençosmanoğlu: Smart Eczane Programı’ nın koordinatörlüğünü de yapıyorsunuz. Smart Eczane Programı hakkında ’’Benim çocuğum gibi...’’ dediğinizi biliyorum. Program nasıl gidiyor?
 
A. Üney: Biraz önce söylediğim gibi mesleğimizi aydınlık ve çağdaş bir geleceğe nasıl taşırız onu planlıyoruz bu doğrultuda projeler üretiyoruz. İşte o Projelerden biri Smart Eczane Projesi. Benim için, meslek örgütüm Türk Eczacıları Birliği’nin bugüne kadar geliştirdiği en önemli proje. 
 
Bizler, dünyada eczacılık mesleğindeki değişime kayıtsız kalamazdık. Ülkemizde de yeni bir eczacılık anlayışı geliştirmeliydik. 32.000 eczacının temsilcisi olan meslek örgütümüzün yöneticileri olarak Smart Eczane Programını geliştirdik.
 
Eczacılık mesleğini geleceğe taşımak için atılması gereken adımı attık. En kısa anlatımıyla, kendi ikbalini değil mesleğinin geleceğini düşünen bir meslek örgütü yöneticisi sorumluluğuyla somut bir adım attık.

Altını çizerek söylüyorum; Smart Eczane projesi, mesleğimizi geleceğe taşıyacak yegâne eczacılık hizmet modelidir.
 
Eczacılar, halkımıza en yakın sağlık danışmanları olarak hizmet veriyor. Sunmuş oldukları bu hizmetin hem toplum hem kamu otoritesi tarafından daha fazla görünür olması gerekiyor.
 
Aynı zamanda bu hizmetlerin halk sağlığına sunduğu katkının da ölçülebilir olması gerekiyor. Bir anlamda sunduğumuz danışmanlık hizmetlerinin halk sağlığına somut kanıtlarının olması gerekiyor.
 
İşte bu hedef doğrultusunda geliştirildi Smart Eczane Projesi. Eczacıların halk sağlığına sunduğu katkıyı daha görünür ve ölçülebilir kılmak için.
 
Peki, neden? Halk sağlığına sunmuş olduğunuz katkıyı somut çıktıları ile gösterebilirseniz, işte o zaman AB ülkelerinde farklı şekillerde uygulanan “meslek hakkı”na ulaşabilmek mümkün olacak.
 
Şunu da eklemem gerek... Smart Eczane Projemiz artık proje olmaktan çıktı, ete kemiğe büründü. Artık Smart Eczane Programı diyoruz. Sayın Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ programı dikkatli bir şekilde takip ediyor ve destekliyor. Biz de TİTCK Başkanı Dr. Hakkı Gürsöz ve TİTCK bürokratları ile birlikte programın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması süreçlerinde ortak hareket ediyoruz.
 
H. Gençosmanoğlu: Program şu an ne aşamada? 
 
A. Üney: Sürekli Mesleki Gelişim Eğitimleri ve Astım-KOAH danışmanlık hizmetleri konusunda Eğitici Eczacı eğitimlerimiz sona ermişti. Eczacı Odalarımız da kendi bölgelerinde yoğun katılımlı eğitimler düzenledi. Bir anlamda Astım-KOAH Hasta Danışmanlığı konusundaki eğitimlerimizi tamamlamış olduk.
 
Şu an Türkiye genelinde, kendi bölgelerinde eğitim veren 254 adet Eğitici Eczacımız mevcut. Bugüne kadar eğitici eczacılarımızın bölgelerindeki eğitimlere katılan meslektaşlarımızın sayısı 3600’e ulaştı. 
 
Artık yeni bir dönemece giriyoruz. Ağustos Ayının ikinci haftasında Diyabet Eğitimlerini başlatıyoruz. Bu eğitimler süresinde Astım-Koah Danışmanlığı eğitimlerine katılamayan veya eğitici eczacı sayısını artırmak isteyen odalarımız da Sürekli mesleki gelişimi ve Astım-Koah modülü eğitimlerini tekrar alma fırsatı bulacak. 
 
6 gün sürecek eğitimler devam ederken çok önemli bir görüşmeye imza atacağız. Geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiğimiz Sayın Sağlık Bakanımız’dan Smart Eczane Programı ve meslek hakkı uygulamaları hakkında bir görüşme talep ettik.
 
Ağustos ayının ikinci haftasında Avrupa Birliği Eczacılık Grubu (PGEU)’nun Genel Sekreteri Eczacı Jurate Svarcaite Türkiye’ye gelecek. Sayın Svarcaite ile birlikte Sağlık Bakanımızı ziyarete gideceğiz. Kendisine AB ülkelerinde uygulanan meslek hakkı modelleri hakkında ve Smart Eczane Programı hakkında bilgilendirmelerde bulunacağız. Bu görüşmede ayrıca Programın isminin Türkçeleştirilmesi noktasındaki çalışmalarımızı Sayın Bakanımıza sunacağız. Sonrasında Türkiye’deki Yeni Eczacılık Hizmet Modelini yeni adıyla tüm kamuoyunun bilgisine sunacağız. 
 
Ben, Ağustos ayını Smart Eczane Programı için bir milat olarak değerlendiriyorum.
 
Eczacılıkta yeni bir anlayışın, yeni bir hizmet modelinin doğuşuna tanıklık edeceğiz. Var olan Programımızı daha da güçlendireceğiz ve meslek hakkına giden yolda büyük bir adım atacağız.
 
’’Eczacı Meslek Hakkı’’

Bu konuda 17 Haziran tarihinde senin yazdığın “Reçete Başına” isimli yazının çok önemli olduğunu düşünüyorum.
 
Hali hazırda halkımıza en yakın sağlık danışmanları olan Eczacılar için “meslek hakkı” olmazsa olmazdır. Bir sağlık profesyoneli olarak sağlık hizmetlerine yapmış olduğumuz katkının adıdır “meslek hakkı”. Reçete hizmet bedellerinin bu konuyla bir ilgisi bulunmamaktadır.
 
AB ülkelerinde, her ikisi de farklı şekilde tanımlanmış uygulamalardır. Avrupa’da Astım-KOAH, Diyabet, Hipertansiyon, Obezite, sigara bırakma gibi alanlarda eczacının sunmuş olduğu danışmanlık hizmetlerinin, sağlık harcamalarına çok ciddi etkisi var. En son Haziran ayında PGEU’nun Londra’da düzenlenen Genel Kurulu’na katıldığımızda da yakından görme fırsatımız oldu. İngiltere’de ve Avrupa’da “meslek hakkı” uygulamaları devletin doğrudan ve güçlü bir şekilde desteklediği ve yürüttüğü bir uygulama.

’’Son Sözler’’ 
 
Son olarak şunları söylemek isterim. En başta söylediğim gibi, eczacılar olarak sunmuş olduğumuz danışmanlık hizmetlerini geliştirip standartlaştırmalı, bu hizmetleri daha da görünür yapmalı ve sunmuş olduğumuz hizmetlerin somut çıktılarını elde etmeliyiz.
 
İşte o zaman “meslek hakkı” na ulaşabiliriz. Bunun için Yeni Eczacılık Hizmet Modeline ihtiyacımız var. İşte o hizmet modelinin adı şimdilik Smart Eczane Programı. Ağustos ayında bu yeni modelin yeni ismiyle mesleğimizi geleceğe taşıyacak, bizleri “meslek hakkı”na ulaştıracak bir kulvara girmiş olacağız.


Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat