Ecz. Gaye ÖZEKEN, Kültür Sanat ve Söyleşi bölümlerimizde, Eczacının Sesi okurları için hazırladı:

 

SEVİNÇ ERBULAK: bkz. SATIR SATIR OKUNMASI GEREKEN BAŞUCU KİTABI

 

2001 yılında geldiğim İstanbul’da hemen gidip görmeyi istediğim tek yer vardı henüz bavullarımı yurda yerleştirmeden. Çengelköy... Yaşamıştım çünkü orada, hem de 10-14 yaşlarım arasında. Musti’den ekmek alırdım hafta sonu sabahları, sıcacık. Sermet Dede mutlaka "kafanı ört derdi" köşesinden. Nihat Amca’nın kahvesinde annemle babam sohbet ederdi. Fiko ve Nihat Amca’yla çaylarını yudumlarken, ben oralet içerdim. Bizim de bahçemiz vardı evimizin arka tarafında, yatır olduğu bile söylenirdi. İşte 4 yıl boyunca her cuma akşamı ben orada yaşadım. Zeynep oldum her hafta. Öyle ki aradan yıllar geçti kızımın ilk adını Zeynep koydum.

Süper Baba dizisindeki Zeynep karakteri ile hayatımıza giren Sevinç Erbulak’la aynı masada otururken ellerimdeki kağıt parçalarının titremesi bundan. "Merhaba Zeynep" desem kızar mı acaba? Bakalım…

 

Merhaba Zeynep...

(kızmadı :) )

 

Söyleşinin tamamını okumak için linke tıklayınız.

http://www.eczacininsesi.com/?yon=sanat&id=398

http://www.eczacininsesi.com/index.php?yon=roportaj&id=39



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat