İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göknur Aktay, toplumda eczacılık mesleğinin çok yanlış tanındığını söyledi.

 

Yenilenen Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’la mezunlar, eczacılar artık Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiş olan boş kontenjanlara göre eczane açabilecekleri için büyük bir sorunla karşı karşıyalar. Emeklilik konusunda da büyük sorunlar yaşayan eczacıların sorunları bunlarla sınırlı kalmıyor. Yasadaki değişiklikler sıkıntılar oluştururken yine eczacıların çalışma alanları da kısıtlanıyor. Eczacılık Fakültelerinde verimli eğitimler verilmemesi ise eczacıların oldukça sıkıntılı bir durum olarak gördüğü başka bir nokta.

“MUAZZAM BİR MAĞDURİYET VAR”

busabahmalatya.com’un haberine göre; Eczacıların ve Eczacılık Fakültelerinin sorunlarıyla ilgili oldukça geniş bilgiler veren İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göknur Aktay, “Fakülte sayısı çok arttı. Biz İnönü Eczacılık olarak 12. fakülteydik Türkiye’de. Şu anda 40’ın üzerinde eczacılık fakültesi var. Eczacı sayısını artırıyoruz, çalışma alanını kısıtlıyoruz. Muazzam bir mağduriyet var. Öğrencilerimiz gelecekleri ile ilgili kaygılılar” sözlerini kaydetti. 

Toplumda eczacılık mesleğinin çok yanlış tanındığını söyleyen Göknur Aktay, “Eczacının tanımı bizde o kadar ayrıntılıdır ki! Günümüzdeki eczacılığın tanımı daha genişledi. Eğitimimiz de o şekilde güncellendi. Eskiden eğitimimiz laboratuar odaklıydı. Daha sonra insan odaklı olmaya başladı. Öyle olunca müfredatımız daha fazla sağlık ağırlıklı oldu. Üniversite tercihi yapacak bir öğrencinin tesadüfen yakalayacağı bir internet sayfası ise eczacılığı şöyle tanımlıyor: ‘Doktorlarca düzenlenen reçetelerde yer alan hazır ilaçları müşteriye satan, ilaçları hazırlayan, laboratuarda ilaçların geliştirilmesi ve analizleri ile ilgili araştırma yapan kişi’; tanım çok eksik ve yanlış. Çalışma alanı sadece eczane gibi düşündüren bir tanım. Şunu söylemek istiyorum; toplum da eczacıyı yanlış biliyor. Neler yapabileceğimizi anlatamamışız. Biz kapasitemizi ifade edememişiz. Bizi kimya ve biyolojiyle kısıtlamışlar. Biz insana, topluma, hastaya sağlık hizmetleri veren bir meslek grubuyuz. Yasal düzenlemelerin de bunun üzerinden yapılması gerekir. Uzmanlık alanlarımızın da bu şekilde oluşturulması gerekir” ifadelerini kaydetti.  

“YÖK  BİR AN ÖNCE ÇÖZÜM BULMALI”

Eğitim konusundaki sorunlara değinen Aktay, “Eğitim sorunlarımızdan biri yeni açılan fakültelerde akademik, mesleki derslerimizle ilgili akademik kadronun yetersiz olması. Mesleki derslerimizin eczacı kökenli öğretim üyeleriyle verilmesi gerekir. Bir mesleğin nosyonunu ancak aynı meslekten olan öğretim elemanı aktarabilir. Bu noktayı özellikle vurgulamak istiyorum. Yasal bir düzenlemenin yapılması gerekiyor. Öğrencilerimizin de bu konuda endişeleri var. Öğrencimiz meslek dersini aldığı hocanın eczacı olmasını istiyor. Sorusunu ona göre sormak istiyor. ‘Danışacak insan yok karşımda hocam’ diyor” dedi.

Dekanlarla ilgili de aynı sorunları yaşadıklarını söyleyen Göknur Aktay, “Dekanlar da aynı şekilde. Bakın Eczacılık Fakültelerinde dekanların meslek dışında olması zarar veriyor eğitime. İdari yapının içinde eczacı kökenli öğretim üyelerinin mutlaka bulunması gerekiyor. Yeni açılan fakültelere bakıyorsunuz; hem dekanlar meslekten değil hem akademik kadroda, meslek derslerinde bile eczacılıktan anlamayan görevliler var. O konuda doktora yapmış olması yeterli değil, mesleğin aktarılmış olması gerekiyor. Çocuk soru soruyor eczane ve yasayla ilgili. Buna kim yanıt verebilir. Hoca diyor ki, ‘Ben bundan anlamam’, anlamıyorsan orada ne işin var. Ben ve öğrencilerim bunları hazmedemiyoruz. Buna YÖK’ün bir an önce çözüm bulması gerekir” sözlerini kaydetti.

busabahmalatya.com


Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat