İzmir Eczacı Odası Başkanı Tuncay Sayılkan Edirne’de Bakan Bayraktar’ın eline para tutuşturduğu kanser hastası Dilek Özçelik’in durumunda olan binlerce kanser hastasının olduğunu belirterek, “Sağlıkta ve özellikle ilaç alımındaki katı tasarruf tedbirlerinin önüne geçilmezse daha çok arkadaşımızın feryadını duyacağız” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın Edirne’deyi ziyareti sırasında kendisinden yardım isteyen kanser hastası üniversite öğrencisi Dilek Özçelik’in cebine para koymaya çalışması, yaklaşık 1,5 yıldır çok büyük sıkıntılar yaşayan kanser hastalarının ilaç sorunu yeniden gündeme geldi. İzmir Eczacı Odası Başkanı Tuncay Sayılkan olayın ‘ilaca ulaşamama isyanı” olduğunu belirterek “Düşünmek lazım bu kızımız niye isyan ediyor. İlaca ulaşamıyor. Peki niye ilaca ulaşamıyor. Çünkü uzun bir süredir, sağlıkta fazla para harcamamamız gereken diyen bir zihniyet var. Ne yaptı bu zihniyet. Sabit kur politikasına geçti. Yani Sağlık Bakanlığı Euro’yu 1.919’a sabitledi. SGK ilaç alırken bütçem yetersiz diyerek yüzde 11 ila yüzde 41 arasında indirim istiyor, yoksa satın almam diyor. Peki alternatif bir çözüm var mı yok. Doğal olarak yabancı firma Türkiye’ye ilaç satmıyor. Zarar edeceğini bile bile niye buraya ilaç getirsin. 10 liraya mal ediyorsunuz, 8 liraya almak isteyen bir müşteri var, ilacınızı satmıyorsunuz doğal olarak. Böylelikle hayati kanser ilaçları da, hastalara ulaşamıyor” dedi.

TASARRUF İÇİN SAĞLIK VEREMİYORUZ
Kanser ilacı bulamayan hastaların, ilaçları yurt dışından iki farklı yolla getirtilebildiğini belirten Tuncay Sayıl
kan “Türk Eczacılar Birliği’ne başvuranlar Türkiye’de ruhsatı bulunmayan kanser ilaçlarını uzun bir prosedür sürecinden sonra yurt dışından getirtebiliyorlar. Bunun parasını da SGK ödüyor. Ancak bir farkla bu ilk başta dayattığı fiyattan değil. Firmanın belirlediği fiyattan. Yani bakanlık dayattığı fiyattan ödeme yapmıyor. Bizim bildiğimiz kadarıyla sırf Türk Eczacıları Birliği tarafından getirilen ilaçlardan 400 milyonluk bir pazar oluştu. Böyle bir ilaç getirtme imkanı olduğundan hastaların büyük bir çoğunluğu da habersiz. Birde parası olan yurt dışından tanıdıkları vasıtasıyla ya da kaçak olarak ilaçlarını getirtenler var. Bu iki durum da sosyal devlet anlayışına hiç uymuyor. Biz halkımıza tasarruf yapma bahasına sağlık veremiyoruz. Yani biz kanser hastasına diyoruz ki; gel prosedürle uğraş ya da paran varsa yurt dışından getirt” dedi.

ESKİ İLAÇ TEHLİKESİ
Kanser ilaçlarının çok yüksek teknolojiye sahip ilaçlar olduğuna dikkat çeken Sayı
lkan “Son teknoloji ürünü ilaçlar ülkemize gelemediği için, biz eski ilaçlara mecbur bırakılıyoruz. Yani toplum olarak bağışıklık kazandığımız 20 yıllık ilaçlar yeniden gün yüzüne çıkıyor, yeniden satılmaya başlıyor. Ancak bu ilaçlar dönemi geçmiş ve bizlere hiçbir faydası olmayan ilaçlar. Bu toplum sağlığı için çok büyük bir tehlikedir. Yalnızca kanser ilaçlarında değil, her ilaçta durum böyledir. Devlet bize tasarruf yapıyoruz bu ilaçlarla idare edin” diyor

SAĞLIĞIN BÜTÇESİNİ SAĞLIKÇILAR BELİRLEMİYOR
Hükümetin uyguladığı sıkı tasarruf politikasından vazgeçilmezse yabancı ilaçlara ulaşılamayacağını belirten Sayı
lkan “ Türkiye gibi ortalama yaşam süresi uzayan ülkelerde böyle sıkı tasarruf tedbirleri almamak gerek. Bu durumun bir adım sonrası yabancı ilaca ulaşamamaktır. Peki bizim alternatif yerli bir ilaç üretimimiz var mı, o da yok. Bakanlık 74 milyonluk Türkiye’nin üç yıllık ilaç ihtiyacını 15 milyar TL ile gerçekleştirmek istiyor. Böyle kesin ve keskin tavır sağlıkla ilgili durumlarda yapılan büyük bir yanlışlıktır. Bu ülkeye yabancı ilaç sokmamak övünülecek bir şey değildir. Ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın bütçesini içinde bir tane sağlıkçı bulunmayan Bakan Babacan başkanlığında toplanan bir kurul karar veriyor. Yani sorunun temeli buradan kaynaklanıyor” diye konuştu.

DAHA ÇOK FERYAT DUYACAĞIZ
Edirne’deki kanser hastası Dilek Özçelik’in durumunda olan İzmir’de ve Türkiye’de binlerce kanser hastası olduğunu belirten Tuncay Sayı
lkan “Kanser ilaçları çok pahalı ilaçlardır. İlacın parasının yüzde 90’nını devlet karşılar. O kızımızın feryadı da ilaca ulaşamam feryadıdır. Kızımızın anladığım kadarıyla sağlık güvencesi de var. İlaca ulaşamam durumu için yardım istiyor ama, karşısında iyi niyetli de olsa cebine para koyarak sorunu çözmeye çalışan bir Bakan var. Sağlıkçı olmadığı için durumdan haberdar değildir mutlaka ama bu şekilde davranmakta çok yanlış bir tavırdır. Dilek kızımız binlerce kanser hastasının sesi olmuştur. Ama sağlıkta ve ilaç alımındaki bu katı tasarruf tedbirleri değişmezse daha çok feryat duyacağız” dedi.

Yusuf TOMRUK/EGEDESONSÖZ



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat