İzmir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Tuncay Sayılkan, “Türkiye’de, sadece ilaç fiyatlarını belirlerken Euro kuru 2 lira olarak sabitlendi. Euro 3 liranın üzerine çıkınca hayati önem taşıyan ilaçların ithalinde ciddi problemler yaşandı. Bu zam talebi de o nedenle kabul edildi” dedi.


Bazı ilaç fiyatlarında son dönemlerde yüzde 90 civarında zam görüldü. İzmir Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Sayılkan, Ege Haber Gazetesi’ne yaptığı açıklamalar ile ilaç fiyatlarında görülen artışın nedenlerini anlattı. Sayılkan, uzun zamandır ilaç firmalarından zam talebi olduğunu, üretimle ilgili yaşanan sıkıntılar nedeniyle, taleplerin olumlu bulunduğunu ifade etti. 

"MALİYET KARŞILANAMIYOR"

Sayılkan, "Uzun zamandır zam talebi olan ilaç firmaları, maliyetlerin artmasından dolayı üretimde sıkıntı yaşıyorlardı. Maliyetlerin arttığını belgelendirmeleri üzerine, yıllardır zam yapılmayan ilaçların fiyat artışı aniden yüzde 90 civarına vardı. 2007 yılında ilaç fiyatlarını belirleyen bir kararname hazırlandı, 2010 yılına gelindiğinde, fiyatlar Euro kuruna 2 lira olarak sabitlendi. Türkiye’de diğer ürünlerde değil, sadece ilaç fiyatlarını belirlerken Euro kuru 2 lira olarak sabitlendi.

2011 yılından 2016 yılına kadar da Euro 3 liranın üzerini gördü ama ilaç fiyatları söz konusu olduğunda 2 lira üzerinden hesaplandı. 2010 yılında 1.97 civarında olan Euro ilaç fiyatları için aynı civarda seyredince, Türkiye’ye ham madde ve ilaç gelmesi konusunda sıkıntılar yaşandı. Dünyada, belli hastalıkların tedavisi için çok önemli bulunan bazı ilaçlar Türkiye’ye bu sebeplerle getirilemedi ya da kısıtlı olarak getirildi. Bulunamayan ilaçları bulunur hale getirmek için zaman zaman belli çalışmalar yapıldı, bunlardan birisi zam oldu. İlacın maliyetini karşılamayacak şekilde ülkemize satış yapmak istemeyen firmalardan ilaç ithal edilebilmesi için bu uygulama yapıldı. Ciddi problemler yaşandığı için zam talepleri kabul edildi" diye konuştu.

"ECZACINIZA GÜVENİN"

Farklı firmalar tarafından üretilen aynı içerikli ilaçların rahatça kullanılabileceğini ifade eden "Eşdeğer ilaçların içeriği aynı isimleri farklı bu sebeple isimlere çok takılmamak gerekir. Eczacı ya da hekim gözüyle bakıldığında bu işin içinde  belli miktarda ve olması gereken madde varsa yeterlidir. Hangi firmaya güvenmek gerektiği konusunda vatandaşın kafası karışıyor. Güvenmek zorundayız. Çünkü ilaç üretecek olan firmaya Sağlık Bakanlığı ruhsat veriyor. Bir firma Türkiye’de eşdeğer ilaç yapmaya kalktığında başvurusunu yaptıktan sonra analizleri yaklaşık olarak bir buçuk yıl sürüyor, oldukça kapsamlı bir araştırma yapılıyor. Bu sebeple güven duymak gerekir. Aynı ilaç farklı fiyatlarda satılsa da içerikleri aynı ise aralarında fark yoktur ve gönül rahatlığı ile kullanılabilir. Bir de firmaya ve Sağlık Bakanlığı’na yeterli güven duyulmuyorsa bile eczaneye güvenmek gerekir" dedi.

“DUYGUSAL BAĞ VAR”

Üretim yapan firmayı tanımayan ve Sağlık Bakanlığı’nın uygulamalarından tam olarak haberi olmayan vatandaşın kafasında soru işaretleri kalabiliyor, tanıyıp bildiğiniz eczacıya güvenmek zorundasınız, eczacı size ilaç öneriyorsa o eczacıya inanmak doğrusudur. Aynı zamanda, Türkiye’de farklı bir model var. Doktor da diyor kendinizi yakın hissettiğiniz eczacının hangisi olduğunu soruyor.

Türkiye’de eczane modeli çok farklı Avrupa’daki gibi değil. Metalik bir bağ ile değil, duygusal bir bağ var. Herkes her türlü sorunu ile ilgili eczaneye gelerek danışmanlık hizmeti alıyor. Hele ki Anadolu’ya gittiğimde bu durumun eczacı için ciddi bir misyon bunu gördüm. Güveniliyor çoğunlukla, bazen yıllardır alışılagelmiş firmalar marka isimlerinde sıkıntı oluyor. Onları aşmak zor oluyor, defalarca anlata anlata yıllar içinde azalttık daha da azaltacağız. İnsanlar şuna inanacaklar, yurt dışında çoğu yerde ilaç adı yazılmıyor, içerisindeki etken maddeler yazıyor reçetede, dolayısıyla firma adı öne çıkmıyor ve inisiyatif eczacıya bırakılıyor, burada bence kısa bir vadede o uygulamaya geçilebilir" diye konuştu.

DUYGU GÖKSU / egehaber.com
 
 
 
 
 


Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat