İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu, Eczacı Kamuoyuna başlığıyla yaptığı bir açıklama ile eczacıların içinde bulunduğu ekonomik durumu analiz etti.
Ekonomik durumun kötü olduğunu açıklayan İEO Yönetim Kurulu çözümün adresi olarak, 23 Şubat’ta yapılacak TEB Başkanlar Danışma Kurulu toplantısına dikkat çekti.
Açıklamada; ’’Sağlık zinciri kopmak üzere! Kararlıyız! Ya hep beraber, ya hiç birimiz!’’ denildi.
Söz konusu açıklamayı aşağıda yayımlıyoruz:
ECZACI KAMUOYUNA
Değerli meslektaşlarımız;
Bildiğiniz üzere 2015 sonunda imzalanması gereken SGK Protokolü görüşmeleri, bütçenin henüz onaylanmaması nedeni ile tıkanmış, Mart 2016 sonuna kadar geçerli olacak ekonomik taleplerimizi içermeyen geçici bir Protokol imzalanmıştır.
Önümüzdeki günlerde ekonomik taleplerimizle gideceğimiz SGK Protokol görüşmeleri başlayacaktır.
Geldiğimiz noktada, İstanbul çapında ve Türkiye çapında bir değerlendirme yaptığımızda eczanelerimiz açısından durum pek iç açıcı görünmüyor. Türkiye’de 13334, İstanbul’ da 2530 eczane yıllık 700.000 TL’nin altında ciro yapıyor. Bu toplam eczane sayılarının % 54’üne tekabül ediyor.
İlaç politikalarındaki sosyal devleti küçültme, ilacı ve sağlığı metalaştırarak vahşi bir tekelleşmeye götürecek piyasa ekonomisi tercihi sonucu; tasarruf adı altında yıllarca yapılan 300’e yakın fiyat indirimleri ve eczane üzerinden verilen ilaç firmalarının iskontosu olan KKİ’lerin SGK tarafından devamlı yükseltilmesi nedeniyle uğranılan bedelsiz kamulaştırmalar, sürekli artan iş yükü, eczane giderleri sonucu ve reçetelerin eczaneler nezdinde adil dağılmaması ile oluşan ciro azalmasının da etkisiyle, eczanelerin büyük bir kısmının gizli iflasta olduğunu, sadece son 4 yılda İstanbul’ da 640 eczanenin iflas ederek kapandığını biliyoruz.
Daha üst baremlerdeki meslektaşlarımızın, fiyat arttıkça düşen kademeli kârlılık nedeniyle özellikle 4’üncü 5’inci kademe ilaç satım oranı yüksek olan meslektaşlarımızın da ciroları yüksek görünmesine rağmen kademeli kâr sistemi nedeni ile ciddi sıkıntılar yaşadığını biliyoruz.
3.5 yıl önce imzalanan SGK sözleşmesinden sonra eczanelerin sürüklendiği ekonomik tablo ortadadır. Bu 3.5 yılda tasarruf adı altında büyük zararlara uğratılmış eczanelere hiçbir ekonomik hak verilmediği gibi hiçbir iyileştirme de yapılmamıştır. Sağlık hizmetinin sürdürülebilmesi için eczaneleri ekonomik olarak rahatlatacak olan; eczacının SGK’ya verdiği iskontonun düşürülmesi, reçete başı hizmet bedelinin bilhassa düşük cirolu 13 bin eczane için büyük oranda artırılması, muayene ücretinin eczanelerce alınmaması gibi başlıca tedbirlerin SGK tarafından ele alınmasının yanı sıra eczacı kârlılığının artırılması ve meslek hakkının ilaç fiyat kararnamesi içinde verilmesi talebinin de Sağlık Bakanlığı tarafından ivedilikle gündeme alınması gerekmektedir.
Sağlıkta dönüşümün başladığı 2002 yılından bugüne kadar serbest eczanelerin toplam sağlık harcamalarındaki payı % 37’den % 23’e düşmüştür. Bu %14’lük kayıp bile, tek başına tasarruf tedbirlerinin sektör bileşenleri açısından dağılımın ne kadar adaletsiz olduğunun kanıtıdır.
Bu tablo ortadayken bir de 10 Şubat’ta ifadeleri muğlak, ucunun nereye varacağı kestirilemeyen bir ’’Alternatif Geri Ödeme Yönetmeliği’’ Resmi Gazete’de yayınlandı. Sonuçlarından hem eczacı olarak hem de sağlık hakkından yararlanan vatandaş olarak endişeliyiz. Yine tasarruf adı altında birçok ilaca ve sağlık hizmetine ulaşmada ciddi boyutta sıkıntılar yaşayacağımızı öngörüyoruz.
Tüm bu bilgiler ışığında, Türkiye’deki tüm meslektaşlarımıza, özellikle TEB Merkez Heyeti’ne, Eczacı Odası Başkan ve Yöneticilerine çağrımızdır: Eczacılık hizmetinde kriz en alttan en üste kadar hızla ilerlerken artık ortak bir akıl ile ses verme zamanıdır. Tüm Eczacı kamuoyunun dikkatini 23 Şubat’ta yapılacak TEB Başkanlar Danışma Kurulu toplantısına çekmek istiyoruz. Merkez Heyetimizden ve Oda Başkanlarımızdan tabanlarının desteği ile içinde olmazsa olmaz kırmızı çizgileri olan bir yol haritası belirleme kararlılığını bekliyoruz.
Sağlık zinciri kopmak üzere!
Kararlıyız!
Ya hep beraber, ya hiç birimiz!
İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu