Ecz. Serhat Salim AKTAŞ

TEB Denetleme Kurulu Üyesi


Sizleri çok fazla mevzuat ve yasa maddesine boğmadan,,olabildiğince uzlaşmacı ve bağcıyı dövmeden kendi açımdan olaya bakacağım.
 
23 Aralık 2016’ da SGK bir sözleşme yayımladı.
 
Adı çok havalı:
 
AYAKTA TEDAVİDE KULLANILAN HAZIR TIBBİ MALZEME SÖZLEŞMESİ.
 
2014 Mayıs ayında TİTCK tarafından yayımlanan “Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği” ne atıflar var. Çalışma belgesi, satış merkezi , sürekli satış merkezi sahibi gibi ifadeler yer alıyor. Bu yönetmelikle SGK belirli tıbbi malzemeleri satan kuruluşları tarif ediyor, onlara Medula ekranını açıyor. Sattıkları ürünlerin paralarını ödemeyi taahhüt ediyor.
Buraya kadar çok itirazım var ama bugünün konusu değil.
 
Sorunlar:
 
1) Medikaller ile aynı ürünleri aynı MEDULA ekranından sözleşmeli olarak satmaya başlıyoruz.
 
2) Sözleşmede her ne kadar “eczane” den söz edilmemiş ise de (eczaneler sağlık meslek mensubu olarak hem sağlık hizmet sunucusu hem de medikal ürünler satış merkezidir) örgütümüzün karşı olduğu bire bir sözleşme dayatılmaya çalışılmaktadır.
 
3) Eczanelerin tabelalarında “ medikal” ifadesine bile yer vermekten imtina eden TİTCK ve SGK, bireysel kullanıma yönelik cihazlarda geri ödeme kapsamında, medikal işletmeleri  pazara ortak ederek bize negatif ayrımcılık yapmaktadır. Oysa 6197 de belirtilen “kapsamı Sağlık Bakanlığı’ nca belirlenen tıbbi malzemelerin kapsamı henüz belli olmamış, eczanelerde satılacak bireysel tıbbi malzemelerin listeleri TİTCK tarafından oluşturulmamıştır.
 
4) Sadece Sağlık Merkezleri dışında satılabilecek bir liste söz konusudur. Diş macunu, flaster, pamuk, nefes açıcı burun bantları türü ürünleri içeren bu liste mi bizim için öngörülmektedir?
 
5) Sözleşmede bu alanın önemli paydaşı “eczaneler” ve “SGK ile TEB arasında akdedilen protokol” den söz edilmemiştir. İstisnalarda da bu husus yer almamaktadır.
 
Eczacılık camiasında, acaba bize birebir sözleşme mi dayatılıyor, meduladan sattığımız (şeker ölçüm stribi,insülin iğne ucu gibi) ve meduladan satmayı planladığımız ürünler (Hasta bezleri,el bilek splintleri,korseler gibi) için pazara yeni aktörler mi ekleniyor. Münhasıran sattığımız ve satmak durumunda olduğumuz (enteral beslenme setleri, pompaları, periton diyaliz kapakları, kolostomi sarf malzemeleri gibi) ürünler ne olacak? gibi sorular dolaşmaktadır.
 
Sözleşme de imza için son tarihin 31 Mart 2017 olduğu belirlenmiştir.öBu tarihten sonra herhangi bir ayaktan kullanılan bireysel tıbbi malzeme için hasta veya yakınına kurum tarafından ödeme yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.
 
6197 de enteral beslenme solüsyonları ve özel mamaların, doğal olarak bunların mütemmim cüzü niteliğindeki pompa ve sarf malzemelerinin eczanelerden MÜNHASIRAN karşılanacağı hükmedilmişken, 6643 de TEB Merkez Heyeti’ nin görevlerinin sıralandığı , 39/ j maddesinde sadece ilaç değil eczanelerden her türlü sağlık hizmeti alan özel ve kamu kuruluşlarının TEB ile protokol yapacağı belirlenmiş iken bu durum nasıl sonuçlandırılacaktır?
 
Kanımca ; sadece “medikaller” (satış merkezi) için çıkartıldığı söylenen sözleşme, “sağlık hizmet sunucusu” ve ilaç-ilaç dışı ürünler ve ayaktan kullanılan bireysel medikal malzemeler için satış merkezi statüsündeki eczaneleri bağlamaktadır.
 
İstisna maddeleri net ve açık değildir. Yasa hükmüne rağmen TİTCK eczanelerde satılacak tıbbi malzeme listesini henüz oluşturamamıştır ancak SGK protokolünün eklerinde 38 malzeme ismen sayılmış ve eczanelerden satılacağı konusunda uzlaşma sağlanmıştır.
 
Herhangi bir sağlık mensubunun gözetimi veya uygulamasını gerektirmeyen bu ürünler TITUBB kayıtları tamamlanarak, hastalar bilgilendirilerek eczanelerimizde satışa sunulmaya devam etmektedir. Bizler herhangi bir organ yerine geçen protez, eklem içi malzemeler, kalp kapağı, işitme cihazı ya da göz içi lensler gibi hekimin uygulamasını gerektiren ve medikal işletmelerde satılan ürünlerin satışına talip değiliz.
 
Ucu açık, net tanımlamaları olmayan, içeriği flu olan bu tür sözleşmeler hak kayıplarına yol açabilir.
 
Türk Eczacıları Birliği Yasası’ nda yer alan “protokol yapma yetkisi” hiyerarşik olarak daha alt normlarla,yönetmelik ve sözleşmeler ile daraltılamaz. Sınırları belirsiz, ürün yelpazesi tanımlanmamış, eczaneden bahsetmemiş ama bahseder gibi yapan ve Mart sonu itibariyle hasta sahiplerine ödemeyi durdurmayı öngören bu sözleşme; bu hali ile eksik, sakıncalı ve hukuka aykırıdır.
 
Aklın yolu birdir, benim önerim:
 
SGK ile TEB arasındaki protokol görüşmeleri başlamak üzeredir. Önce TİTCK, eczanelerde münhasıran satılacak ve hem eczane hem diğer satış merkezlerinde satılacak ürünlerin listesini titizlikle belirlemelidir. Sonra bu liste üzerinde SGK ve TEB protokol kapsamında çalışmalı ve protokole dahil etmelidir. Aksi halde bize hak arama yolu, dava açma yolu gözükecektir.
 
Saygılarımla.


Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat